Bizleri yanlış yola sevkeden kötü yaradılışlar, çoğu zaman din perdesine bürünmüşler, saf ve nezih halkımızı hep dini kural sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihi okuduğumuzda görülür ki milleti mahveden, esir ve harap eden kötülükler bu perde arkasındaki kötülüklerden gelmiştir. Yapılan her türlü hareketler dinle karıştırılmıştır.
    İnançlı yürekleri gözlemlediğimizde hiçbir inanca saygı duymamak olmamalıdır. Yüce tanrının her bir insana verdiği akıl, zeka elbette kutsaldır. Aksisi ise verilen zeka ve akla saygı duymamaktır. Çevre izlenimlerimizde görülüyor ki o kutsal dini çok güzel yorumladığına inanan kişilerce o güzelim din öyle bir basite indirilmektedir ki her yapılan yanlış, diğeri günah beriki mübah. Bir diğer insan mübarek evliya şık diğer insan fetvaz ve kafir. Kaşe vurulurcasına damgalanıp gidiyor. Gerçekleri akılcı olarak yorumlayanlar ise kendi öz görüşlerine göre isimlendirilip gidiliyor.
    Kısa bir geçmiş öncesi Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gittim. Dönüşümde orda yaşı atmış bir amcaya rastladım.
    Tatlı, akılcı çağdaş seviyeli ve üretici fikirler sergileyen bu amcanın sohbeti çok güzel Dinimizin güzellik kalitesini ortaya koyan çağrışımlar yapıyordu. Bir anısında amca borcunu tahsis etmek ve kendisinin önceden kaza yaptığı, fakat vicdanen rahatsız olduğu hasar verdiği arabayı bulmak ve helallik dilemek amacıyla Kıbrıs'a gelir. Ama adam ne borç sahibini bulabilir ne de çarptığı arabanın sahibini dönüş yapmak üzereyken Girne'de bir kumarhaneye gider kısa bir süre sonrası karşısında şık giyimli çekici seksi bir bayana  rastlar, ilgisini çektiği bu bayanı elde etmek ve birlikte olmak ister. Aralarında yaş farkı çok bayan adamın ne amaçlı yaklaştığını anlamıştır.
    Adamın yanına yaklaşır ve “Amca ne olur benim için kötü düşünme” sizin temiz bir kişiliğiniz var sıkıntılarını biliyorum. Bu sıkıntılarınızı halledeceğim merak etmeyin der ve adamı Mercedes arabasına bindirir ve lefke yakınlarında  borcunun tahsis edeceği kişinin yanına götürür.
    Adam şaşkın ve mahçup durumda borçlusunu bulur ve ifade eder. Bayan bu kişiyi tekrar alır kaza yapılan mahalle ve sonrada kaza sahibinin yanına gidilir.
    Borcu ödenir helalleşilir. Yaşlı adam kendi insanlığından ve nefsinden utanır hale gelir. Bayanın bu davranışı onu çok ezer ve büzer bayanın sözü amca mahçup olma bunlar benim inancımın eseridir der ve adam yurduna döner.
    Bu ve bunlara benzer vakalar bizlere çok şeyler çağrıştırıyor.
    İslamın ve temiz yüreklerin kimlerde ne şekilde cereyan ettiği vurgulanmakta olduğunu gözlüyor. Kendi ana, baba ve çevremize sahip çıkmadığımız başka başka münevver insanlar saydığımız kişilere sahip çıkıldığı medet umulduğu anlaşılmakta dinin gerçek yüzünü farketmediğimiz izlenimleri ortaya çıkarmaktadır.
    Görselliklere dini nitelendirmekte ve pek çok alanlarda hatalar yaşamaktayız. Bu durum ise bireyleri diğer yönlere çekmekte ve beyinlerde soru işaretlerini oluşturmaktadır.
    Güzel dinin arkasında kitleleri oluşturup değişik fikir ve görüşlerle, yürümeye hiç bir zaman gerek yoktur. Sadece ve sadece Allah’ın ipine birlikte sarılmalı kopmamalı ve o ulvi üç şey bizlerin rehberi olmalıdır. Gerisi ise geçmişte olduğu gibi gelecekte  de sizi teröre götürür.