Seçimin 9 Şubat’ta yapılacağı ilan edildikten sonra Ticaret ve Sanayi Odasında sular gün be gün ısınıyor. Başkanlık için birden fazla aday olması da bu durumu fazlasıyla tetikliyor.
Büromuzun hemen karşısında bulunan Ticaret Sanayi Odasında geç vakitlere kadar mesai yapıldığını görüyorum.
Bir taraftan seçimde oy kullanmak isteyen işletme sahipleri işletmelerinin borçlarını sorguluyorlar, diğer taraftan da meclis üyeleri toplantılar düzenliyorlar.
Her seçimde olduğu gibi farklı gruplar söz konusu.
Öne çıkan üç farklı grup var. Mevcut başkan Metin Özışık, Osman Coşkun, Hüseyin Kamanlı ve birlikte hareket ettikleri ekipleri çalışmalarını sürdürüyorlar.
Bahsettiğim üç başkan adayını da yakından tanıyorum. Aynı şekilde, ekiplerinin büyük bir kısmını da...
Seçim tarihi yaklaştıkça oy arayışları bir güç gösterisi halini alıyor. Malumunuz, mevcut adaylar veya destekçileri Yozgat ekonomisi açısından etkili firmalara sahipler.
Gözlemlediğim kadarıyla, ne yazık ki mevcut durum "TSO başkanlığını kim yapabilir, kim yapamaz" sorgulamasının çok ötesinde, iş "kimin daha fazla oyu var, kim daha güçlü" noktasına gelmiş durumda.
Yozgat için çok önemli olan, en fazla ön planda tutulan sivil toplum kuruluşunun seçimlerinde bile Yozgat'ı veya Yozgat'ın geleceğini düşünmekten çok uzaktayız.
Oylara gelince...
En fazla oy, grup olarak Yimpaş şirketlerinin elinde bulunuyor. 50'ye yakın oyunun olduğunu göz önünde bulundurduğunuzda, Yimpaş'ın ne kadar etkin bir konumda olduğuna hak vereceksiniz.
Velhasıl, Yimpaş'ın oyları dengeleri, hesapları sarsacak kadar fazla.
Bir de kararsızlar var tabi ki...
Kimseye yok diyemeyenler. Herkese mavi boncuk dağıtıp, gruplarla kötü olmamaya özen gösterenler de var.
Ne yazık ki her seçimde olduğu gibi kişisel çıkarlar ön plana çıktığını görüyorum.
Son zamanlarda herkes gazetecilikten dem vuruyor ya...
Gazetecilik dışarıdan göründüğü gibi somut bir meslek değil.
Birini yüceltirken de yerin dibine sokabilirsiniz.
Öyle ki, sizin yüzünüzden seçimi kaybeden birisi gelip, size teşekkür bile edebilir. Yani o noktaya getirebilirsiniz işi...
Bu işte taraf görünüp tarafsız kalmak mümkün değildir.
Ya "tarafsız"sınızdır ya da "bir taraf." Ortası yoktur bunun.
Tabi ki okuyucularımıza karşı sorumluluklarımızın olduğunun bilincindeyiz.
Her gün, TSO binasından çıkan ve çayımızı içmeye uğrayan onlarca tanıdık bana hangi tarafta olduğumuzu soruyorlar.
Buradan tarafımızı açıklayayım!..
Biz Yozgat'tan, Yozgatlıdan tarafız.
Bugüne kadar olduğu gibi, İleri Gazetesi'nin tek taraf olduğu konuda görüşlerimiz değişmiş değil. Yozgat konusunda aynı çizgi üzerinde duruyoruz.
Kişisel çıkarlarıma göre hareket etme lüksünü kendimde bulmuyorum / bulamıyorum...
Gazetemizin bir çizgisi var. Genel ve yerel seçimlerde yıllarca koruduğumuz bu çizgiyi bozmak istemiyoruz.
Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki; bugün başkan adaylarının hepsi bu yarışı gayet güzel sürdürüyorlar. Haberlerini alıyorum, bir araya gelip görüşebiliyorlar.
Belaltı oyunları yok. Dolayısıyla da bize fazla iş düşmediği kanaatindeyim.
Yarın Yozgat'ın geleceğini etkileyecek bir seçim yapılacak. Bu seçimde oy kullanacak olanlar bugün Yozgat'ın ticaretinde, sanayisinde yani kısaca Yozgat'ın ekonomisinde söz sahibi olan firmalar ve bu firmaların yetkilileridir.
Bu insanların yönlendirilmeye ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.
Çünkü Yozgat küçük, birbirimizi iyi biliriz!
Her şey ortada...