Keşkek özellikle Ege bölgesinin düğün yemeklerinin baş tacı, olmazsa olmazıdır. Sunumunun göze hitap etmesiyle, yenmesinin damaktaki lezzetiyle ünlüdür. Ayrı ayrı pişirilen İki farklı yemeğin tabakta muhteşem buluşmasıdır.
Düğünlere gidilirse keşkek yenilmeden dönülmez. Gelen misafirlere mutlaka ikram edilip, yedirilir.
Düğün keşkeği büyük kalaylı bakır kazanlarda pişirilir. Tahta kepçe ile iyice karıştırılan keşkeğin tadına doyum olmaz. Yedikçe yiyesiniz gelir. Benden söylemesi olsun.
Hatta "Keşkek dövüle dövüle tatlı olur" diye söylenen güzel bir söz bile vardır. Dövülmeden kasıt keşkeğin pütür pütür olmasını gidermek, daha kıvamlı hale getirmektir. Buğdayın evinini bırakmasıdır. Böyle olunca da elbette lezzete lezzet katılmış olur.
Keşkeğin ana maddesi aşurelik buğdaydır. Yarma, düğürcük, dövülmüş buğday, veya keşkeklik buğday olarak da bilinir.Yapımı iki aşamalıdır. Bana göre zahmeti pek yoktur ama lezzeti vardır.
İlk aşamada bir gün öncesi ıslatılan keşkeklik buğday içine su katılarak meşe odunuyla kalaylı büyük bakır kazanlarda az ateşte uzun süre pişirilir. Daha kıvamlı bir hale getirmek için büyük tahta kepçelerle veya keşkek tokmaklarıyla karıştırılarak dövülür. Lapa ya da püre haline gelinceye kadar bu dövme işlemine devam edilir.
Başka bir kapta ince ince doğranmış kuru soğanlar yağda pembeleşinceye kadar kavrulduktan sonra püre şeklindeki karışıma ilave edilir. İyice karıştırdıktan sonra kazanın ağzı kapatılarak keşkek demlemeye bırakılır.
İkinci aşamada ise yine kalaylı büyük bakır kazanlarda kemiksiz koyun, keçi, dana etlerinden herhangi biri kullanılarak yapılan haşlamaya salçalı sos, tuz, karabiber katarak sulu bir et yemeği hazırlanmış olur. Kimyon atılması tercihe bağlı olabilir.
Gelelim sunumuna; Tabağa önce sıcak keşkek konur. Tabağın ortasına hafifçe bir çukur açılır. Buraya kırmızı sulu mis gibi kokan sıcacık et yemeği ilavesiyle de kaşıkla afiyetle yenir. Yanına da yaz turşusu (kurma turşu), kavun, karpuz, üzüm konularak servis tamamlanmış olur.
Düğünlerde ilk keşkek ikramı yapılacağı zaman kazan ağzı açmak gibi bir gelenekte vardır. Kazandan tabağına ilk keşkek servisi alan kişi servis yapan görevliye küçük bir bahşiş bırakır. Bu açılışın ardından da tabaklara sıcak sıcak keşkeğin konulması başlamış olur.
Tavuk etiyle yapılan keşkek aynı tadı vermez. Kullanılacak olan etin tercihi kırmızı et olmalı.
Keşkek pişirmekle ilgili bir anımı da anlatayım. Gençken heveslenip keşkek yapmak istedim. Yaptığımı zannettiğim keşkekten bir kaşık aldım.
Hiç daha önceki yediklerime benzemiyordu. Tadını alamadım. Sanki bir şey eksikti. Anneme telefon açıp olanı biteni anlattım.
Annem de "İçine kuru soğan kavurup attın mı kızım?" deyince işte o zaman anladım. Yaptığımın neden yavan olduğunu. Annem; "Unutma kızım, keşkeğe lezzetini veren o kısık ateşte ağır ağır pembeleşen kuru soğandır" dedi. O gün bu gündür artık hiç unutmuyorum.
Tabi sonradan yaptığım ilavelerle işlem tamamlanmış oldu.. Sonunda o gün o lezzeti yakalayabilmiştim artık.
Benim bildiğim farklı keşkek tarifleri de var. Ama bu yazdığım tarif denemenize değer türden. Tercih sizindir.
Evde pişirmek isteyenler ise, düdüklü tencerede tencerenin kapağındaki sibobu kapatmadan, kısık ateşte dikkatlice pişirebilir. Mikser
ya da blenderda hafifçe ezerek kıvamını tutturabilirler.
Ha... Unutmadan... Zonguldak ilinin Ereğli ilçesinde Keşkek adında bir köy olduğunu daha yeni öğrendim. Paylaşmak güzeldir deyip paylaştım işte.
Haftaya kurma turşunun na olduğunu yazacağım. Neden mi? Keşkekle ayrılmaz ikilidir de ondan. Ağzınızın tadı hiç bozulmasın. Sağlıcakla kalın.