Türkiye’nin önlenemeyen istikrarlı yükselişini sekteye uğratmanın tek çaresi olarak yeniden koalisyon hükümetlerine dönmesini gören küresel güçler ve onlarla çıkar birliği içindeki uzantısı yerli işbirlikçileri HDP’nin 7 Haziran’da seçim barajını aşması için çalıştılar.  Bunu da başarmış gözüküyorlar.
Tek başına AKP iktidarının sonlandırılmasının, bir koalisyon hükümetinde yer alıp iktidara ortak olabilme ya da etkili bir muhalefet yapabilme imkânı bulabilmenin arzusu içerisindeki siyasilerin de katkısıyla küresel güçler ve yerli uzantıları çok iyi iş çıkartıyorlar. Ülkeyi kaosa götürmenin planlarını yaptılar.
Dikkat buyrun bizim seçim sonuçlarına İsrail Yahudileri seviniyorlar: Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakınlığı ile bilinen 'İsrael Today' gazetesi, seçimlerin sonucunda halkın 'Erdoğan'a hayır' dediğini  yazdı. Söz konusu gazete, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek şekilde Türkiye'deki seçimlere gazetenin ilk üç sayfasında genişçe yer verdi. Yapılan analizlerde Ak Parti'nin 12 yıllık iktidarında İsrail'e yönelik karşıt politikaları toplandı. Gazze konusunda İsrail'e baş kaldıran bir hükümet olarak tanımladı.
Ak Parti'nin 'terör örgütü' olarak nitelendirdiği Hamas'ın en büyük destekçisi olduğunu ifade eden gazete, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda kötü olduğunu, bu sebeple İsrailli turistlerin Türkiye'ye gidemediğini yazdı. 'İsrael Today' iktidardaki belirsizlikle birlikte kendilerine fırsat açıldığını belirti ve 'İstanbul'a dönüyoruz' başlığı attı. Bu onlar için sevindirici bir sonuçtu.
Netanyahu'ya yakın gazete, İsrailli turizm firması 'Over Tour'un başkanı Yahuda Zefarni'nin, Türkiye'ye giden vatandaşların sayısının önümüzdeki dönemde inanılmaz bir artış göstereceğini, sadece bu yıl Türkiye'ye 100 bin İsraillinin gitmesini beklediği sözlerini aktardı.
Türkiye'nin önemli ekonomi kuruluşları, 7 Haziran seçimlerinin olası etkilerini değerlendirdi. Kuruluşlar, son 13 yılda Türkiye ekonomisinin 3 kat büyüyerek 800 milyar dolara ulaşması, kişi başına düşen gelirin 10 bin doların üzerine çıkması, ülke ekonomisinin Avrupa'da 6'ncı, dünyada ise 16'ıcın sıraya yükselmesinde kararlı politikaların önemli olduğu fikrini savunurken, İstanbul'u hava yolu trafiğinde merkez yapacak 3. Havalimanı, Türkiye'yi ulaşımda markalaştıran Yüksek Hızlı Trenleri, serbest ticaret anlaşmalarıyla ihracat hacminde yüzde 100'ün üzerindeki artışı, 2001 şubat krizinden sonra %65'in üzerine çıkan enflasyon oranlarının tek haneli rakamlara inmesi ve büyüme oranlarında yıllık ortalamada yüzde 5.5'lik hedefin yakalanması gibi başarıların ise oluşturulan istikrar ve güven ortamı sayesinde oluştuğu görüşünde birleşti.  
Küresel güçlerle işbirlikçilerinin insan hakları, demokrasi, özgürlük, eşitlik söylemleri olta ucuna takılan yemden öte bir anlam, değer taşımamaktadır. Osmanlı Devletini bu söylem ve eylemler vasıtasıyla yıkarak yerine en acımasız,  despot baskı ve dayatma rejimini Cumhuriyet yaftasını kullanarak kurdular. Osmanlı’daki çok partili yönetimi tek parti CHP despotluğuna çevirdiler!
Toplumları o albenili vaatlerle kandırıp ülkeleri esir aldıktan sonra katliamcı yönetimler kuranlar gerçekte hegemonik bir küresel düzen tesis etmeye adanmış olan Siyonist Yahudilerdir. Bunlar için en büyük düşman gerçek barış, özgürlük, eşitlik dini olan İslam’dır. Bu yüzden İslam’a terör yaftası yapıştırıp hedef haline getirmeye çalışıyorlar.
Güçlü devlet şart. Güçlü iktidar şart…Devlet, gücünü millî birlik ve beraberlikle sağlar. Diğer taraftan da, devlet bağımsız olursa, gördüğü hizmetlerle, sağladığı huzur ve güvenle millî birlik ve beraberliği sağlar. Türk düşmanı hainler Avrupa’ya Amerika’ya ve İsrail’e kafa tutan bir iktidar istemiyorlar .İçimizden birileri  de bu oyuna geldi ve 140 km. hızla giden bir aracın önüne taş koyup durdurdurdular. Ama inanıyoruz ki bu gidişe Allahın izni ile kimse “ dur “ diyemeyecek…