Kendisine Yozgat’ta bir konferans sözümüz vardı inşallah onu uygun bir tarihte gerçekleştireceğiz. Zaman zaman bizlere yazı gönderip Yozgat kamuoyu ile paylaşmamızı sağlıyor. Kendisine teşekkür ediyorum. A:S )
*******************
“Denemek, yapmanın ve uygulamanın ilk başlangıç noktasıdır. Denemeden hiçbir eylemin yapılıp yapılamayacağına baştan karar verilemez. Öğrendiğimiz her eylem ve ustalığı, ilk denemeyle birlikte defalarca tekrarlayarak elde ederiz.
İnsanoğlunun yüksek kaliteli bir hayat yaşayabilmesi için, son nefesine kadar sürekli olarak yeni bir şeyler öğrenme zorunluluğu vardır. Belirli bir konudaki profesyonellik elbette önemlidir.
Ancak hayatın her safhasında bizlere yeterli olmaz. Profesyonel olmasak dahi, yüksek kaliteli yaşayabilmek için, sürekli ve dinamik bir şekilde öğrenmeye ve yeni ustalıkları hayatımıza katmaya ihtiyacımız vardır.
Zira, neyin, ne zaman, ne şekilde insana lazım olacağı belli değildir. Bir şoför, patlayan lastiğini hiç tamir etmemiş ise, onun arabasının lastiğinin hiç patlamayacağını düşünmek safdillik olur.
Günün birinde ıssız bir yolda lastiği patlarsa, “ben lastik yapmasını bilmiyorum ki” demesi, sorunu çözmeyeceği gibi, katlayarak çoğaltacaktır.
Halbuki, kaliteli yaşayan insanların her hal ve şartta problem çözümünü de iyi şekilde bilmeleri ve uygulamaları esastır.
Peki insanların bilmediği eylemler nelerdir? Elbette ki hiç denemedikleridir. Bir insan en basit bir eylemi dahi, ilk denemesinde beceremeyebilir.
Ancak denemelerine devam ederse, her denediğinden yeni dersler ve öğrenmeler çıkarmayı becerebilirse, yani öğreninceye ve başarıncaya kadar denemeye devam ederse, altından kalkamayacağı ve öğrenemeyeceği hiçbir mesele olmayacaktır.
En kötüsü de, girişilen eylemin gerektirdiği kadar denemeyi yerine getirmeden yarı yolda “bu iş olmuyor” diyerek vazgeçmektir. Aynı anda umutsuzluğa düşmek, karamsarlık ve kararsızlığa bulaşmak, sebepsiz ertelemek, bahane bulmak, tamamen vazgeçmek de, o işten korkup kaçmakla eş değerdir.
(Devam edecek)
Yrd. Doç.Dr. Süleyman
COŞKUNER
Antalya