Hayatımız bir bakıma eylemler bütünüdür. Herkes bir şeyler yapar. Düşünürüz, hayal ederiz, plan ve programlar yaparız, projeler üretiriz, eyleme geçeriz ve en sonunda birtakım sonuçlar elde ederiz. Elde edeceğimiz bu sonuçların yüksek kaliteli olması gerekir. O zaman söz konusu başarı ve kazanımın gizeminden ve yüceliğinden bahsedebiliriz.
Her kişinin iyi veya kötü düşünceleri ve hayalleri olabilir. Önemli olan bunların pozitif, ulaşılabilir, anlam yüklü ve yüksek kaliteli olmasıdır. Bazı insanların düşünce ve hayalleri, tutarsız, dayanaksız, ulaşılması imkansız ve yüksek kaliteden yoksun olabilir. Bu tür hayallerin sonucu, hepimizin bildiği gibi “hayal kırıklığı”dır.
Bir sonraki safha ulaşılabilir, anlamlı, etkin düşünce ve hayallere uygun, plan, program ve projelerin üretilmesidir. Bu aşama üstün nitelikli bir çalışmayı ve araştırmayı gerektirir. Çünkü eyleme geçme aşamasının başlangıcı, söz konusu plan ve projelerin üzerinde yürüyecektir.
Yeterince araştırılmadan, bilgi ve belgeler toplanmadan, bilenlere danışılmadan, daha önce başarı ile yapanlar modellenmeden (taklit değil), üzerinde odaklanmadan, uygulama imkânının olup olmadığı araştırılmadan ortaya konulan planlarla, olumlu sonuçların alınamayacağı bir gerçektir.
Merdivenden başarı ile çıkmak her ne kadar bir yetenek ise, merdivenin doğru bir duvara dayanması da, bir o kadar önemlidir. Gömleğin birinci düğmesinin yanlış iliklenmesinin diğerlerinin tamamını da yanlış iliklettirdiği gibi…
Kaliteli sonuç alma eylemi, ana sonuçta ne kadar önemli ise, parça eylemlerin sonuçlarında da o kadar önemlidir. Düşünce ve hayallerimizden alacağımız sonuçlarla, plan ve projelerden alacağımız tali sonuçlar, eğer yüksek kaliteli olmazlarsa, merdiven yanlış duvara dayandı demektir.
Bundan sonraki eylemlerimiz ne kadar kaliteli olursa olsun, subasman bozuk olduğu için, binanın yükselen kaliteli kısmının sağlık ve güvenliği çürük olan subasmanın kalitesi kadardır.
En güzel, etkin, verimli ve kaliteli düşünce, hayal ve planlarımız olsa bile, eğer kazmayı vurmaktan çekinir, gecikir, korkar, telaş yapar, panikler ve zamanlamayı kaliteli yapamaz isek, ortada subasman dahi yoktur.
Yapacağım, yapmalıyım, yapmak istiyorum, yapmam gerekir, yapmayı düşünüyorum, planlıyorum, projelendireceğim, yapmak zorundayım vb. şeklindeki eylemlerin hiç birisi, kazmayı vurmak demek değildir.
Yüksek kaliteli sonuçlar için eyleme geçmek, yani işe başlamak, olumlu sonuç almanın en önemli aşamasıdır. Buradaki süreç, hedefe ve amaçlara ulaşabilmek için çok büyük önem arz eder.
İşgücü, finans, alet – edevat, yönetim, yetenek, pozitif iletişim, ustalık, işbirliği, paylaşım, destek verme, sinerji ortaklığı, enerji üretme, pozitif beden dili kullanma, alana çıkma, takım ve ekip ruhu oluşturma, başarmanın zevkini idrak etme, yüreği ortaya koyma, işe odaklanma, modelleme, sorun çözme, çatışma yönetimi vb. gibi çok önemli faktörlerin etkin ve kaliteli yönetimi devreye girer.
Bunlarla birlikte, sabır, sükunet, tevekkül, şükür, hoşgörü, affetme, sevgi, saygı, işbirliği, dostluk, arkadaşlık, pozitif empati kurma, mutlu ve huzurlu olmayı becerebilme, çözüm odaklı yaklaşma gibi bireysel ve toplumsal faktörlerin gerekleri de hakkıyla yerine getirilmelidir.
Sabırsızlık gösterme, erkenden cayma, bahaneler üretme, olmayacak diye olumsuz yaklaşma, soruna odaklanma, bedavaya stres üretme, aşırı hırs, panik ve telaş yapma, suçlama, suçlu arama, depresyona girme, psikosomatik sorunlar üretme, atalet ve pasiflik içinde olma, dalgın ve gönülsüz olma, mutsuz ve huzursuz olma gibi negatif eylemler de, olumlu sonuç almanın en önemli hırsızlarındandır. (Devamı Yarın)
(Kaliteli Yaşam Uzmanı- Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER)