Midyelerin ( denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan eti yenir bir hayvan ) içinde birçok inci bulunmasına rağmen bunların sadece bir tanesi inci yapımına uygun olabiliyor. İşte bu durum inciyi eşsiz kılıyor.
    Bu böyle olunca da inciye olan ilgi ve merakın gitgide artığı gözlemleniyor. Farkın yeniden fark edilmişliği yaz aylarında artış gösteriyor denilebilir.
    Bembeyaz dişler için kullanılan inci gibi parlıyor deyimindeki bahsedilmek istenen şey tatlı su incilerinin ışıltısıdır. Işıl ışıl dişler, pırıl pırıl gülüşleri getirir. Konumuz dışı ama neyse…
    “İnci kelimesinin inci, minci kim birinci?” Diye hatırlattığı bir tekerlemesi bile vardır. “Birinci belli, ikinci kim?” Şeklindeki basmakalıp cümleden yola çıkıldığında sahiden de “ikinci kim?” diye sorulabilir
MİS KOKULU ÇEVRELER
    Bugünlerde cadde, sokak, bahçe kısaca çevrenizde burnunuza misler gibi kokular geliyor mu? Geliyorsa biliniz ki bunlar o güzelim ıhlamur ağaçlarından gelen kokulardır. Eğer bu kokuları hissedenlerden iseniz şanslı olduğunuzu söylemek mümkün görülüyor.
    Mevcut ıhlamur ağaçlarının her geçen gün arttırıldığı, çoğaltılmasına yönelik yapılan çalışmalar da çok sevindirici olduğu kadar başarılı ve olumludur.
    Bu ise daha çok mis kokulu çevreler olacağı anlamına gelir. Ihlamur ağaçlarının yoğun olduğu bir yerden geçerken şişeler dolusu parfüm boca edilmişçesine etrafın koktuğu düşünüldüğünde böylesi bir güzellik pek çok insanın hoşuna gidebilir. İnsanın ciğerlerinin bayram etmesi durumu sanki…
    Hele de hafiften gelen rüzgar da varsa, pencerenizde biraz açıksa bir bakmışsınız evinizin içi bu güzel kokularla doluvermiş… Sanki esans kokusu her tarafı kaplamış…
    Hala bir dikili ağacı olmayanlar bu işe ıhlamurlardan başlayabilirler mi? Ne dersiniz?