Mavi gömlek giymiş, iskarpin yeni,
Konuşmak değil de sormak imkânsız,
İmkânsız sevdaya düşürdün beni,
Yaklaşmak değil de sarmak imkânsız!
    Yirmi mi otuz mu bilmem ki yaşın,
    Nasıl da yakışmış gözüne kaşın,
    Ben olsam ya sabah akşam hep aşın,
    Düşünmek değil de sermek imkânsız!
Dilimde iki söz, söylemek ne zor,
Kaldır başını da gör nasıl bir kor,
Bana inanmazsan dudağıma sor,
Gülü görmek değil dermek imkânsız!

Bakışında gizem, canım yanıyor,
Yüreğim sensizken nasıl kanıyor,
Kollarım açılmış, gelir sanıyor,
Vuslat bilmek değil ermek imkânsız!

GİT HELE
Ben adamı yemem, otur yanıma,
Niye girdin Adem benim kanıma?
Şimdi kimler kıysın tatlı canıma?
Git hele başına bir iş gelmeden,
Yangınımı kimse duyup bilmeden!
    Akşam görsem seni sabah özlerim,
    Hacıyolu gibi yolun gözlerim,
    Zannetme ezberdir sevda sözlerim,
    Git hele başına bir iş gelmeden,
    Yangınımı kimse duyup bilmeden!
Hayalin yeter mi gerçeğin varken?
Bendeki büyük aşk, alevken, korken
Sen böyle derinken, yücelen yarken,
Git hele başına bir iş gelmeden,
Yangınımı kimse duyup bilmeden!
         Fatma Çetin KABADAYI

YALNIZLIĞA
Durulur mu eşin dostundan ayrı
Her türlü acıdan beter yalnızlık
Bilmem nedir böyle derdin çaresi
Senden çektiklerim yeter yalnızlık
    Zenginlik çare mi güleç kalmaya
    Hiç fayda eder mi aşık olmaya
    Mecnun neler çekti Leyla bulmaya
    Gör bak sana neler eder yalnızlık
Ya bir kral olsan ya bir padişah
Var mıdır hizmete gelecek uşah
Bir tek kişi yalnız,o da ulu şah
Sana bana göre değil yalnızlık
    Yalnız taş duvar mı, atanın sözü
    Birbirine eştir,insanın özü
    Yalnız olanların güler mi yüzü
    Matemdir,ağıttır,sitem yalnızlık
Bir gün olur yatırırlar o sala
Son durak yerin de soğuk musalla
Bir de bakmışsın ki topraktan oda
Ancak ölüm ile biter yalnızlık
Özgür ASLANER

TÜRKÇE SINIR TAŞIMIZDIR
Türkçe, bu milletin özü
Yüreğimiz, başımızdır.
Birleştiren odur bizi
Hem hayal hem düşümüzdür.
    Türk iliyse bu memleket
    Türkçe yaşar ilelebet
    Türkçe bir mübarek nimet
    Ekmeğimiz, aşımızdır.
Türkçe Türk\'ün duruşunda
Yurdun her bir karışında
Ve uygarlık yarışında
Tırnağımız, dişimizdir.
    Çökmezse mavi gök eğer
    Delinmezse şu yağız yer
    Koşar sonsuzluğa gider
    Türkçe bitmez koşumuzdur.
Her âşık onu düşledi
Her gönül onu işledi
Tarih Türkçeyle başladı
Türkçe bizim yaşımızdır.
    Türkçe yoksa Zap Suyu\'nda
    Türk olmaz kalpte, beyinde
    Yemen\'de, Tuna boyunda
    Yoldaşımız, eşimizdir.
Türkçe Türk\'ün şahdamarı
O koparsa biter varı
Türkçe Türklüğün diyarı
Türkçe sınır taşımızdır.
Eğitimci Şair-Yazar: Kenan ÇARBOĞA