Türkiye’yi uluslararası arenada zayıf düşürmek amacıyla yürütülen küresel bir projenin görevli veya gönüllü piyonluğunu yapan sözde akademisyenlerin imzasıyla yapılan bildiri eylemi, terörün akademi dünyamızdaki kirli yüzünü yansıtması açısından oldukça manidardır. Özü itibariyle güvenlik güçlerimizi şehit eden, ülkemizi bölmeyi amaçlayan terör örgütü PKK yı şirin göstermeye ve köşeye sıkışan bu hainlere destek olmaya çalışan sözde akademisyenleri kınıyoruz. Bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen sözde aydınların ihanetini affetmiyoruz.
************
Geçtiğimiz günlerde yayınladıkları bildiriyle devleti katliam yapmakla suçlayan  akademisyenlerin arasında yer alan Baskın Oran'ın başında bulunduğu bir grup akademisyen skandal bir bildiri daha yayınladığı ortaya çıktı. PKK propagandasının dozunu kaçıran grup Türkiye'nin Kürtleri 1919'dan bu yana kandırdığını savundu. Sormak lazım bu aydın müsveddelerine Kürtleri ve Kürt halkını kim kullanıyor ve bu ihanetle neyi amaçlıyorlar?
************
Akademisyenlerin bildirisine karşı çıkan 60’a yakın dernek, vakıf ve sivil toplum örgütü bir bildiri yayımladı. Bildiriyi okuyan eski Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Terörle topyekun mücadele edilmelidir. Dağdaki, köydeki, şehirdeki, Meclis’teki, kamudakileri derken kampüslerdekileri de göz ardı etmemek gerekir.” dedi.
Yerli Düşünce Derneği önderliğinde yaklaşık 60 dernek ve vakıf ‘Barış için Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine karşılık ‘Bizi bölemeyeceksiniz’ adlı bildiri yayımladı. İçkale Otel’de düzenlenen programa sivil toplum kuruluşlarının genel başkanları ve davetliler katıldı. Bildiriyi, 63. Hükümetin Kültür ve Turizm Bakanı ve Yerli Düşünce Kültür Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu okudu.
Türkiye’yi uluslararası arenada zayıf düşürmek amacıyla yürütülen küresel bir projenin görevli veya gönüllü piyonluğunu yapan sözde akademisyenlerin imzasıyla yapılan bildiri eylemi, terörün akademi dünyamızdaki kirli yüzünü yansıtması açısından oldukça manidar ve ibret verici bir durumdur" diyen Topçu, akademisyenlerin bildirisinde bölücü terör örgütüyle ilgili tek kelimelik bir eleştirinin bulunmadığını söyledi. 
Bu bildiriyi imzalayanların kime ve neye hizmet ettiği açıkça ortadadır. Kandil veya İmralı bir bildiri yazsaydı ancak böyle bir metin çıkardı diye düşünüyoruz. Küresel senaryolarla kurgulanan bu ihanet sahnelerini, ısmarlama filmleri biz senelerdir izliyoruz. Artık yeter! Bu kirli oyunlara, algı operasyonlarına yenilmeyeceğiz.
Bu ihanet çetesi Türkiye Cumhuriyetine karşı  savaş açmış durumdadır.Terörle topyekûn mücadele edilmelidir. Dağdaki, köydeki, şehirdeki, Meclis’teki, kamudakileri derken kampüslerdekileri de göz ardı etmemek gerekir. Devlet yılanların inine girmiştir. Millet de devletinin arkasındadır. Yılanların başı ezilinceye kadar bu şanlı mücadele sürmelidir. Bölge insanı terörün cenderesinden kurtarılıncaya kadar bu haklı mücadele devam etmelidir. 
Anayasamız ve kanunlarımız düşünce ve ifade hürriyetini garanti altına almıştır fakat terörü ve teröristi yüceltmeyi amaçlayan bu tür hadiselerin hesabı da sorulmalıdır..  Böylesine bir  ihanet bildirisinde imzası olanlara karşı  gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Teröre ve teröriste siper olmaya çalışan tüm bölücüleri, hainleri lanetliyoruz. Milletin parasıyla okuyup devletin tüm imkanlarıyla beslenen zevatların zırvalığına saygı duymak zorunda değiliz.Bunu da herkes böyle bilsin.