Birisi Medinelilerin en önemli liderlerinden daha sonra münafıkların başı haline gelen Abdullah b.Übey b.Selül’ün kızı Cemile… diğeri de Medine’nin önde gelenlerinden dindarlığından dolayı “rahip” lakabıyla anılan Ebu Amirin oğlu Hanzala cahiliye döneminden bile putlara tapmayan, Allah’ın varlığına inanan çok az kişiden biriydi. Bu sebeple kendisine putlara tapmaktan sakınan manasına “taki” denirdi.
    Hanzala ve Cemile Müslüman oldular, fakat her ikisinin de babaları birer peygamber düşmanı münafık kalmışlardı. Birbirlerine aşık bu iki genç evlilik kararı alırlar. Bedir savası öncesinde evlenme kararı almalarına rağmen Bedirde Müslümanların galip gelmesi sebebiyle Hanzalanın babası Amir’e Medine dar gelir. Müşrikleri kışkırtmak maksadıyla Mekke’ye gider. Cemilenin babası da Medine de münafıkları kışkırtmaya uğraşır. Neticede düğün işi sarkmıştır.
     Nihayet beklenen gün geldi, aileler düğün gününü kararlaştırdı. Bir cumartesi günü düğün yapılacaktı. Kaderin bir cilvesidir ki tam o hafta Mekkelilerin Medine’ye saldıracakları duyuldu. Bu haber uzun zamandır nişanlı olan gençlerin içine kor gibi düştü.
    Düğün cumartesiydi, Pazar gününe uhud’da Müslümanlarla müşriklerin savaşı olacaktı. Müslümanlar savaş için hazırlanırken Hz. Hanzala Hz. Peygamberden bir günlük izin aldı. Hz. Cemile ile Hz. Hanzala bir gecelik vuslat yaşadılar. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Müslümanları savaşa çağıran sahabinin sesini duyan Hz. Hanzala bir günlük izini kullanmaktan vazgeçti ve Uhud savaşına katılmak için hemen, acilen bu çağrıya icabeti tercih etti.
    O esna da banyo yapması icap ettiği halde bir banyo yapacak kadar beklemeye imanı müsaade etmedi. Ve başta o haliyle cihad meydanına Rasulullah’tan biran bile geri kalmaya tahammülü yoktu. Evlilik gecesinin ilk sabahı kocasını savaşa göndermek çok zor olsada Hz. Cemile çoktan rüyasında olacakları; yıllarca aşk hasreti yaşadığı, vuslatı ise sadece bir gece olan Hz. Hanzala şehit olacaktı.
    Hz. Cemile böyle bir vaziyette bile hem kendisinin iffetini hemde şehit adayı kocasının namusunu korumak için akıllıca, firasetlice bir iş yaptı. Eşini yolcu ettikten sonra kendi kabilesinden dört kişiyi yanına çağırarak onlara : Bu gece bizim gerdek gecemizdi. Eğer bu geceden dolayı bir çocuğum olursa bilin ki o Hanzala’dandır.
    Adamlar böyle bir söz karşısında şaşırdılar nden böyle bir şey söylediğini sordular. Hz. Cemile dedi ki : “rüyamda göklerin kapılarının açıldığı, Hanzala’nın o kapılardan içeri girdiğini o içeri girince kapıların tekrar kapandığını gördüm. Size söylediklerim şahitlik edesiniz diyedir. “ Bunun üzerine adamlar “bizde duyup gördüklerimize şahidiz” dediler.
    Evet bir günlük kocasını şahadete uğurladıktan sonra acısını  yaşarken bile kendi iffetini ve kocasının namusunu düşünen Hz. Cemile Radıyallahu Anha atalarımız ne güzel söylemişlerdir “namusu akıl, dini nakil muhafaza eder.” Nakil, yani Kuran ve sünnet Hz. Hanzala Uhudda şehit düşer. Bir banyo bile yapamadan savaşa katılıp şehit olduğunu öğrenen Allah Rasülü şöyle buyurur.
    Hanzalayı saçlarından sular damlarken cennette görüyorum. Allah Teala hepsinden razı olsun. Âmin.