Hemen hemen her Yozgatla ilgili yazımda bahsederim Çamlık’a olan hayranlığımı. Kimilerine göre sadece bir mesire yeri olsada bana göre Çamlık ruh ve bedenimin ayrılıp dinlenmeye çekildiği içimin huzur dolduğu ender mekanlardan birisi...
Milli parkmış, piknik alanıymış hiç de fark etmiyor, benim için en önemlisi yemeyeşil çamların arasında masmavi bir gökyüzü altında yaşanan huzur çok önemli.
Aslında çocukluğumun parça parça piknik anılarına sıkıştırdığım Çamlık, biraz daha büyüdüğümde memleketimin tek özelliği olarak dikkatimi çekti, dahasında rahmetli Ayhan abi ve Tarık’la huzurun adresi oldu benim için. Bugünse belkide tek vazgeçemiyeceğim mekan.
Ne zaman hayat beni boğsa, sıkıntıların, dertlerin, sorumlulukların altında kalsam, bir Çamlık havası arar zihnim.
Önce her daim huzuruma ortak bildiğim, yıllardır çalışma arkadaşım artık, kardeşimden farksız Tarık’ı kafaladım ve bir Çamlık yapmamız gerektiği fikrini empoze ettim.
Çünkü Tarık’ta çok iyi bilirki tıkandığım anlarda Çamlık havası beni hep kendime getirmiş, hayatla mücadelemde hep yardımcı olmuştur. Hatta Tarık’ın her bunaldığımı hissettiği anda; vaktimiz olsa, bi Çamlık yapardık, sözü ata sözümüz gibi oldu, klişeleşti.
Bu yüzden çok bunaldığımda boynumu bükerek Çamlık özlemimi dile getirmem Tarık’ı ikna etmem için yeterli gelir...
Ayaza rağmen bulutların altından, kara bulutlara inat sızan güneş ışıkları içimdeki çocuğu hareketlendirdi.
Tarık çok iyi bilirki ben Çamlık’ta ruhla bedeni, kimlikle, hayatı soyutlayarak dolaşır ve eğlenirim. Bu yüzden salıncaklar da en sevdiğim kısımlarındandır Çamlık’ın....
Hayatımda severek yaşadığım belki de adrenalin dozunu arttırdığım tek mekandır salıncaklar. Saatlerce sallansam, saatlerce gökyüzü ile kucaklaştığımı hissetsem bıkmam, heralde...
Evet benim gibi kaçınız düşünüyor veya kaçınız Çamlık’ta salıncak sallanmaktan büyük zevk alıyor bilmiyorum ama benim için kaç yaşında olursam olayım içimde sakladığım çocukluğumun tek kapısı Çamlık’ta ki salıncaklar... Bu yüzden onların dünya durdukça durması gerekir hatta öyleki her daim, gitmesem de gelmesem de orda olduğunu bilmem bile bana yetiyor.
Bu yüzden benim ricam benim gibi yüreği hep çocuk çırpınmasıyla atan, benim gibi Çamlık’ta huzur bulan, salıncaklarda düşünme gücünü arttıran kişiler için biraz bakım...
Salıncakların zincirleri artık pastan hareket edemez hale gelmiş, çocuklar bu eziyeti çekmek yerine salıncakları teğet geçiyor, oturak kısımları kırılmış, bir çoğu kullanılmaz halde...
Bu yüzden yetkililerden rica ediyorum biraz daha kontrolleri sıkılaştırıp, bakımını yapalım. Zira orası benim gibi bir çok insanında kaçabileceği tek mekan...
Tabi iş yetkillilerin bakımıyla da bitmiyor, lütfen bizlerde salıncak ve masaları kullanırken biraz daha özen gösterelim. Ve biraz daha sahiplenmeliyiz...Yani diyeceğim el birliği ile bu sorunu kökten çözeriz gibi geliyor... Bu yüzden çocukluğumdan bu güne yaşadığım huzur dolu saatlerimin bir kaç densiz yüzünden yok olmasına seyirci olmak istemiyorum. Herkesi göreve davet edip, huzuru satın alınamıyacağını sadece paylaşılabileceğinin altını çizmek istiyorum...
Hep birlikte daha huzurlu günlere...