Sonbaharla birlikte ağaçlardan yere düşen yaprakları görünce renklerin hayatımızdaki önemini bir kez daha inceden inceye düşünüyor insan.
    Bana göre renkler hayatımızın bir parçasıdır. Renklerin insan hayatında büyük önemi olduğu bilinen bir gerçek. Renk seçimleri çoğu zaman karakteri de yansıtıyor. Öyle ki bu durum bazen olumlu bazen de olumsuz etkileri olabiliyor. Öyleyse renkler bizlere ne diyor? Dilleri nasıl?
KIRMIZI:
    Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir. İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir. Kan akışını hızlandırır.
    Kırmızıyla ilgili yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.
YEŞİL:
    Duygusal olarak bizi en çok etkileyen organımız olan kalbin, bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. Bu yüzden bankaların logolarında kullanılır. Büyük lokantalar mutfakları yeşil renklidir.  Çalışanların hünerlerini kolayca ortaya çıkarması bu yüzdendir..
    Yeşilin rahatlatıcı özelliği nedeniyle hastanelerde de kullanılır. Yeşil alanda yaşayan insanların daha az mide rahatsızlığı çektikleri gözlemlenmiştir.
SİYAH:
    Hüznün, ve duygusallığın sembolüdür.  Siyah gücü ve tutkuyu da temsil eder.  Pek çok ülkede siyah matemi temsil etmesine karşın Japonya’da mutluluk demektir. Fon üzerindeki siyah karamsarlığı oluşturur. Pasaklı kadın siyah giyer sözünü de unutmamak gerekir.
    Einstein perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odalarda konsantre olurmuş.
MAVİ:
    İnsan vücudunda boğaz bölgesini yansıtan renktir. Mavi; denizin, gökyüzünün, geniş ufukların simgesidir. Sınırsızlık ve uzak bakışlılıktır, sonsuzluktur. Nazar boncuğu mavi olması mavinin  kan akışını yavaşladığına  inanılmasındandır.
    Okul duvarları maviye boyandığında öğrencilerin daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır. Batıda ise intiharları azaltmak için köprü ayakları maviye boyanır.
LACİVERT:
    Otoriteyi, sonsuzluğu, verimliliği temsil eder. Bu nedenle dünyadaki pek çok firmanın logosu laciverttir. Lacivert giyinenler kendini çok daha karizmatik, çok daha inandırıcı hissederler.
    İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imaj bırakılması lacivertin kozmik renk oluşundandır.
MOR:
     Çok eskiden ihtişam ve lüksün sembolü olmuştur. Tarihte yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima mor renkten yana oldukları aşikardır.
    Sinirsel duyguları açığa çıkarma özelliğinden dolayı insanların bilinçaltını korkuttuğu tespit edilmiştir.
PEMBE:
    Şirinliğin, uyumun, neşenin ve sevginin sembolüdür.” Pembe gönlüm sende “ sözünün söylenmesi bundandır.
    Dinlendirdiği kadar rahatlatıcı renktir. Müşteriler kendilerini rahat hissetsinler diye büyük alışveriş merkezlerindeki tezgahtarlar pembe giyer.
    Kız çocuk rengi olarak da bilinir.
SARI:
    Pratiklikle, incelikle zekayla ilgilidir. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Toplumsal yaşamı birlikte çalışmayı hatırlatır.
    Dikkati çekme özelliği taksilerin sarı renkte olmasını belirlemiştir. Bu renk hüznün ve özlemin de rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde sarının her tonunu görmek mümkündür.
BEYAZ:
    Saflığın ve temizliğin sembolüdür. İnsanlar hayatlarında zaman zaman bembeyaz sayfalar açarlar. Beyaz istikrar  ve devamlılık da demektir .
    Politikacılar beyazı çok sever.
KAHVERENGİ:
    Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. İnsanı hızlandıran renktir. Bu yüzden fastfoodların iç mekanı kahverengidir. Toprak rengi olma özelliğine sahiptir.
    Kıyafetlerde pek fazla tercih edilmez. Kalabalıkta dikkat çekmeyenler kahverengi giysili insanlardır.
    Sahi…. sizin renginiz hangisi?