Başkan Başer göreve geldiği ilk aylardan itibaren, Yozgat’ın hemen hemen tüm cadde ve sokaklarının yollarını kaplayan kilitli parke taşlarının revize edilerek, yolların asfaltlanacağı sözünü vermişti.
O yıllarda tüm taşınmazlarına el konulmuş, borç batağındaki bir belediye için iddialı ve bir o kadar da maliyetli bir sözdü bu…
Yozgat Belediyesi asfalt çalışmalarına kendisine ait olan asfalt plenti tesisini kurmadan çok önce başlamıştı.
Asfalt maliyetli bir hizmet. Öyle ki yerine ve malzemesine göre uygulanan asfaltın metre karesinin yere döşenecek halıyla aynı maliyette olduğunu söylüyorlar. Yani yerine göre asfalt uygulamak yerine halı döşemek daha mantıklı!..
Uygulamalar başladığında Yozgat’ın hizmetteki talihsizliği baş gösterdi. Öyle ki belediyenin asfalt uyguladığı yolların üzerinden doğalgaz, mobese uygulaması, ardından elektrik kablolarının yer altına alınması gibi çalışmalar geçti…
Doğal olarak bu da “asfalt yaması” denen şeyle Yozgatlının tanışmasına vesile oldu.
Hani bir söz vardır ya, son zamanlarda Yozgatlının da duymaya alışık olduğu bir söz; “asfaltı Fransızlar buldu, yamasını Türkler” diye…
Yaklaşık beş bin yıllık geçmişi olan bu malzemenin mucidi Fransızlar mı bilmiyorum ama yama uygulamasını Türklerin bulduğuna inanırım!
Bir ara durum öyle bir hal aldı ki asfaltlanmış yollarda çalışan hemen her ekibin yanda bir asfalt kesme makinesi görmeye alışmıştık.
Şu günlerde ihaleyi alan bir elektrik firması, Yozgat’ın elektrik hatlarını yer altına almak için çalışmalar yürütülüyor. Haliyle asfalt engeli de asfalt kesme makinesiyle aşılıyor.
Geçtiğimiz hafta Çamlık’tan inerken, Fatih Mahallesindeki yeni asfaltın belirli aralıklarla kesildiğini gördüm.
Cevdet Dündar Göletinden inerken yolun sağ şeridinde bulunan logar kapaklarının yenilenmesi için yoldaki asfalt belirli aralıklarla kesilmişti.
Hoş bir görüntü değil.
Tamam, yama yapılıyor lakin ortaya çirkin bir görüntü çıkıyor.
Elektrik, doğalgaz ve telefon gibi altyapı hizmetleri veren firmalar “nasılsa asfaltı keseriz” mantığıyla hareket etmemeli.
Bunlar asfalta verdikleri zararı belediyeye ödeseler de, bence cezai işlem uygulanmalı. Böylece hiç olmazsa artık özelleşen bu şirketler çalışma programlarını hazırlarken asfalt çalışması yapılmadan o bölgedeki işlerini bitirirler.
Geçtiğimiz günlerde karşılaştığım özel bir şirket yetkisi Yozgat’ta yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
Ben de meraktan sordum; “çalışmalarınız esnasında asfalt engeline takılırsanız ne yapıyorsunuz” diye.
Aldığım cevap ilginçti. “Asfalt kesme makinemiz var” dedi.
 Bu kadar basit olmamalı…
 Şimdi aklıma geldi de… Vaktiyle Başbakan yardımcısı Abdullatif Şener’in gayretleri ile yapılan dörtyoldaki köprülü kavşak projesinde, yaya alt geçitleri unutulmuş ve iş bittikten sonra o kadar asfalt heba edildikten sonra tekrar yapılmıştı.
Gerçi fıkradan farksız olan 6 trilyonluk bu dev proje, eşine az rastlanır bir yatırım skandalı olarak Yozgat tarihine geçti…
Velhasıl, yamalı hizmetler Yozgat’a yakışmıyor.
* * * * *
Kayıplarımız bize öğretti ki, dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlıyoruz. Hepimizi aynı son beklese de, aslında her son yeni bir başlangıçtır bizim inancımıza göre…
Önceki gün, Yozgat’ın tanınmış eşraflarından, Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Uğur Bektaş’ın sevgili annesi Gülistan Beştaş’ı ebediyete uğurladık.
Merhumeye Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekanı cennet olsun...