Kırşehir…. Türk tarihine saygınlık kazandıran abidevi ve bilge şahsiyetlerin yetiştiği Anadolu coğrafyasının yüz akı şehir. Cömert ruhlu, dost canlı, misafirperver, asil insanların memleketi. Burda türküler yanık söylenir. Şiirler duygu yüklüdür. İnsanları paradan, puldan, dünyevi imkanlardan önce yaren kazanmaya, dost yüreklerde yer tutunmaya çalışır. Birbirini seven, düşünen, yücelten,  ülkesi ve milleti için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan şehitler diyarı, Türkiye sevdalısı değerlerin yurdu.
Çünkü buraya Ahilik kültürü hakim. Asırlar geçse bile ruhundaki tazelikten hiçbir şey kaybetmemiş bu asalet hala zihinlerde, törelerde ve geleneklerde izlerini gösteriyor. Edep, erkan, had bilme, nimet paylaşımına rıza, saygı ve ölçü çok daha derinlemesine analiz ediliyor. 
Sunuculuk, yazarlık ve şairlik vasıflarım kapsamında dünya ülkeleri ve Anadolu şehirlerini sıklıkla geziyor, değişik mekanlar ve insan profilleriyle karşılaşıyorum. Ağırlıklı özellik ferdi kazanımlar ve imkanlar amacında mücadele edip, yardımlaşma ve dayanışmadan sıklıkla bahsederek, gerçekte feodal davranan karakterlere rastlardım. Ama Kırşehir’in atmosferi çok farklı. Burda ekip ruhu, meslek birlikteliği, şehir kültürü ve biz sözü geçerli. Herkes iline ve ülkesine bir katkı yapabilme yarışında hem fikir. Fertlerin davranışları ve kişilikleri Ahilik kültürüyle mayalanmış.
KIYŞAD Başkanı Zübeyde GÖKBULUT ve emektar ekibi İbrahim DÜĞER, Veysel TURGUT, Zeynep DÜĞER, İdris ALTUNER, Feride TAŞKOPARAN, Tolga AKPINAR, Gürsel ŞAHİNOĞLU, İbrahim ÖZDEMİR ve Ozan TORUNİ, gibi bir birinden yüce memleket sevdasında birleşmiş yüreklerin organize ettiği 5. Aşıkpaşa Şiir Şölenine davet edildik. 
Kimler yoktu ki; usta şiirleri, aydın yüzü ve derya bilgisiyle ablaların ablası diyerek çok sevdiğim Gültekin ÖZCAN, Mevlüt Gakko tiplemesiyle sevimli yüzü, edebi ve eşsiz sanatı ile sevgisini yüreğimize perçinleyen Elazığ değeri Levent GENÇ, Otomatik Gelinler şiiriyle kitleleri kendisine aşık eden Van şivesinin duayeni Gökmen SAKİN, düzgün Türkçesi, görgüsü ve hanımefendiliği ile takdir ettiğim Mersinden Mine BAHÇECİ, şiire, şaire, ayağa, uyağa çok teknik yaklaşan dostluğundan keyif aldığım usta şair Bekir AKBULUT, hepsi birbirinden nezaketli ve kibar insanlar Sayın Muhsin DURUCAN, Sayın Dr. Abdulkadir İNALTEKİN, Sayın Könül NAZIMKIZI, Sayın Ayşe PASLANMAZ, Sayın Yurdagül ÖZAY, Sayın Zeynep NAHCIVANLI, Sayın Mehmet ŞİMŞEK, Sayın Prof. Dr. Tamilla ALİYEVA, Sayın Ilgar KULUSOY, Sayın Kemalettin KALKAN ve Sayın Mehmet NACAR gibi kaliteli şairler, tüm sanatsal zenginlikleriyle ordaydılar. Gür sesiyle yaptığı muhteşem sunumu, bestesi ve güftesiyle kendisine ait mükemmel türkülerini eşsiz bir yorumla icra eden dört dörtlük sanatçı İdris ALTUNEL’i anlatmaya bilmem gücüm yetermi. 
Kırşehir konuklarını ağırlamak için adeta seferber olmuştu. Maharetli aşçılar, ustalıklarını göstermek için en güzel yemeklerini yapmış, ziyaret edilecek mekan yetkilileri en estetik güzelliğe bürünmüşlerdi. Hepimizi onurlandırdılar, hepimizi güler yüzleri ve ikramları ile mahcup ettiler. 
Şu hayranlığımı söylemeden geçemeyeceğim. Kamu oyunda Ahi Baba olarak bilinen Ahilik ve Esnaf Kültürünü Araştırma Merkezi Başkanı Sayın Mustafa KARAGÜLLÜ tam 86 yaşında. Üslubu ve hitabeti ile bir kibarlık abidesi. Aynı özelliklere sahip zarif eşi İsmet Hanımla birlikte bize hoşgeldin demeye ve Kırşehir adına teşriflerimizden dolayı teşekkürlerini iletmeye gelmişler. Zeynep DÜĞER Hanımefendi ve Veysel TURGUT beyefendilerin cömert gönülleriyle bizzat evlerinde hazırlatarak konuklarına ikram için getirdikleri yöresel yemeklerle süslü nezih sofralarına beraber oturduk. Saatlerce sohbet ettik. Her konuğun selamına ve vedasında Ahi Baba ve İsmet Hanım, yaşlarına ve yorgun vücutlarına aldırış etmeden ayağa kalkıp, önünü ilikleyerek karşılık verdiler. İfadeleri ve iltifatları Ahilik kültüründen beslenip, kazandıkları itibarla yücelen asaletlerinin göstergesiydi. Bu güzel insanların varlığı şıklık adına Türkiye için çok büyük bir zenginlik.
Bir hayranlığım da Zübeyde GÖKBULUT Hanımefendiye. Duruşu, oturuşu, görgü ve kibarlığı ile tam donanımlı bir eğitimci. İdealist ruhu, konuşmalarındaki akıcılık, didaktik ve zengin cümleleri, Kırşehir adına feda edilen emeklere önderlik edip, kazanılan başarıları ekibiyle paylaşma tevazusu gerçekten takdir ve hayranlıkla özetlenebilir.
Bu şehrin kimyasında bir farklılık var. En tahsillisinden en ünvansızına kadar hepsinde de illerinin lakabına şirin denildiğinin bilinciyle; tarih, kültür, insan ve detay zenginliklerinden haberdarlar. Cacabey Külliyesini gezerken şaheser şiirleri gönüllerde gezen ünlü şair İbrahim DÜĞER’e külliye tavanındaki açıklığa paralel zemindeki kuyunun varlık amacını sordum. Bu soruya kulak misafiri olan yaşlı bir köylü teyzemiz müdahale ederek; “Kuyuda muhafaza edilen suyun üzerine kubbe açıklığından akseden yıldızlar ve ayın konumu, meteorolojik olayların takibi ve gök bilimlerinin diğer detayları ile ilgili matematiksel hesaplamalar yapıldığını söyledi. Kısa ve doğru bilgilerle emeği geçen Kırşehir büyüklerinin şehre, ülkeye ve dünyaya olan katkılarını anlattı.
Yav diyorum ya, yıllarca ben bu güzide şehrin içinden bakarkör olarak gelip geçmişim. Kalehöyük kazı alanını, gönül sultanları müzesini, Dadaloğlu anıtını, Aşık Paşa türbesini, Neşet ERTAŞ, Muharrem ERTAŞ, Çekiç ALİ gibi ölümsüz türkü dostlarının mezarlarını, Ahilik Araştırma merkezini, çalışkan belediyeleri tarafından dekore edilen ve saymakta zorlandığım çok estetik güzel ve özel mekanları gezdik. 
Hep ikram, hep Güleryüz, hep kültür ve hep nezaket. Karşılaştığımız tüm detayların ana fikri buydu. Aslında size karşılaştığım güzellikleri yazmaya kalksam bir ansiklopedi olur. Bir kere Dalakçı’lı Şair İbrahim ÖZDEMİR’in güzel yazı sanatı, cevher bilgisi ve engin misafirperverliği 10 fasikül eder. SEYFE Gölü Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı güzel ve özel İnsan Ömer ÇETİNER’in kutsal emeklerini zaten ayrıca yazacağım.
Bu güzel organizasyondan kazanan sadece Kırşehir’mi oldu dersiniz. Kazanan Türkiye oldu elbette. Bu engin zenginliğe sahip natürel sıcaklıkta konuşan gönül insanlarıyla dolu şehre Kırşehir demeyi hakaret sayıyorum. Ülkemizi doyuracak en verimli Malya Ovası gibi gözde tarım bölgesine sahipler. Dünyanın neresine giderseniz gidin orda yetişen ürün kalitesine eş değer bir hububat, meyve, sebze ve mandıra ürünleri görebilecekmisiniz bilmiyorum. İddia ediyorum günümüz ziraatinin en bilimsel tekniği burada uygulanıyor. Seyfe gölü cennetten bir köşe. Tarih inanılmaz derinlik ve çeşitlilikte. Ölümsüz isimler bu toprakları mesken etmiş. Kulaklarımız buraların sazına, dillerimiz türkülerine müptela. Bu şehir adeta tüm güzel gönüllerin birleşme noktası.
Hepsi bir birinden usta şair ve güçlü kalemşör Zübeyde Hanım, Feride Hanım, İbrahim Bey, Veysel Bey, Gürsel Bey, Aşık Toruni ve tüm emektarlar. Sizlerle paylaştığımız eserlerimiz için bize teşekkür ettiniz ya, asıl biz sizlere teşekkür ediyoruz bize öğrettiğiniz tarih, kültür, sanat ve detay birikimleriniz için. Muhteşem bir zenginliğin içerisinde tevazu ve görgü ekseniyle sarmal, kibarlık ve asalet içerisinde yaşıyorsunuz. Sizi ve şehrinizi tanımak kendimizi tanımak sayıyor, misafirperverliğiniz, cömert ikramlarınız ve yaşattığınız tüm güzellikler için hepinize sonsuz saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.