Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Hayrullah Yazar dün enteresan bir açıklama yaptı.
Protokol kurallarının daha çok samimi ifadelerle değiştirildiği bir açıklamaydı.
Şaşkınlığımı gidermek adına özellikle giriş bölümünü birkaç defa okuma mecburiyetim oldu.
Sayın Yazar’ın yazılı açıklamasına seçtiği başlıkta devamında geleceklerin habercisi gibiydi.
“Kıymetli Yozgatlı Hemşehrilerim ile Hasbihalimdir” diye başlayan açıklamada Yazar, son dönemde öğretim üyeleri arasında “Yozgatlı olan”, “Yozgatlı olmayan” şeklinde ayrımın yapıldığını ileri sürüyor.
Böyle bir durumun bir Yozgatlı olarak başta kendisini rahatsız ettiğini ve öğretim üyelerini üzdüğünden bahsediyor Yazar.
Ne diyor Sayın Yazar hemen bakalım: “Ahir ömründe, her zaman kendi memleketine karşı vefa borcu olduğunu hisseden, bunun için fırsat kollayan birisi olarak, Allaha ne kadar şükretsem azdır diye düşünüyorum. Çünkü; hayatımın son 1.5 yılında Üniversitemize gelme fırsatı, akabinde başhekimlik derken, kendimi bir anda hayalini kurduğum, özlemini çektiğim, memleketime hizmet etme fırsatı içerisinde buldum.”
Yazar’ın anlatmak istediği konunun özü ise şöyle: “Kıymetli hemşerilerim, Tıp Fakültemizin hastanesi için söylüyorum; tüm öğretim üyelerini, ben dahil herkesi rahatsız eden bir tartışmanın artık olmamasını ve bitirilmesini istiyorum. Özellikle Rektörlük seçimlerine malzeme yapılmaya çalışılan bu konu, son derece üzüntü verici, derinliği olmayan Yozgat misafirperverliğini zedeleyen bir niteliğe maalesef giderek bürünmektedir. Eğer sizler öğretim üyelerini Yozgatlı olan-olmayan şeklinde ayırırsanız, tek amaçları halkımıza hizmet etmek olan kıymetli hocalarımızı üzmüş, hatta istemeyerek de olsa onları kırmış olursunuz ki; bu durum Yozgatlılara yakışmaz.”
Rektörlük seçimleri yaklaşırken haliyle iddialar, söylemler, ifadeler farklılaşa biliyor.
Her ne kadar kurumun adı üniversite, yarışa katılanlar da öğretim üyeleri olursa olsun iddiaların mesnedi kimi zaman boyunu aşabiliyor.
Bir anda kendinizi hipodromda, at yarışındaymış gibi hissedebiliyorsunuz. Sanırım Hayrullah Hoca da bundan sonraki süreçte yaşanacak olanları hissetmiş olmalı ki, hemşerilerine samimi ifadelerle mesaj vermek istemiş.
Aslına bakarsanız Hayrullah Hoca’nın ifadelerinde yanlış yok, tam aksine Türk toplumu içinde var olan yanlış bir tutumun Yozgat’a vereceği zararı izah etmeye çalışmış.
Bunu da bir Yozgatlı olarak hemşerilerine açık bir dille, samimiyetle izah etmeye çalışmış.
Ama gelin görün ki yaklaşan rektörlük seçimleri her açıklamayı manidar kılıyor.
Rektör adaylarının bir bir piyasa çıktığı bir süreçte “Yozgatlı olan” – “Yozgatlı olmayan” gibi iki kavramın üniversite üzerinde gölge etmesi büyük zararlara yol açar. Bana göre bu tür bir ayrım mide bulandırmaktan başka bir işe yaramaz.
Ama buna birilerinin zemin hazırlamaması, o ortamı oluşturmaması gerekiyor.
Yozgatlı’nın bu güne kadar Bozok Üniversitesi’nde görev yapan bir öğretim görevlisine Yozgatlıdır-değildir muhabbeti yaptığına şahit olmadım.
Zaten Yozgat’ta da bunu yapacak bir karakteristik yapı yok.
Ama tam aksi tutumlar cereyan etmedi mi etti…
Mesela üniversitede (makamı ne olursa olsun) görev başındaki kimse kendi memleketinden başkasını gözü görmedi.
Yozgat’a ayak basmadan kampus alanına gelip giden öğretim üyeleri gördü Yozgatlı.
Halkın içine girmekten aciz, esnafı, sivil toplum kuruluşlarını, saat kulesini tanımayan, bilmeyenler de oldu. Şuan isimlerini sayabileceğim, parmakla gösterebileceğim bu tür eğitimciler geldi geçti Yozgat’tan.
Kısır çekişmeleri üniversiteye mal etmekten yana olmadım hiçbir zaman.
Sayın Hayrullah Yazar bir hemşeri yakınlığı ile madem böyle bir sorunu dile getirmiş ben de bu güne kadar yaşananları hatırlatmak istedim.
Sayın Yazar haklı mıdır, haklıdır!
Yozgatlı ne dün ne de bu gün o tür bir ayrımın içinde olmayacaktır.
Bu konuda benim bu hususta en küçük bir tereddüdüm dahi yok.
Bu şehrin insanları hiçbir zaman ayrımdan yana olmadı.
Birkaç kişinin ayrı-gayrısını da Yozgatlı’ya mal etmemek gerekir.
Bu gün Yozgat ekonomik ve sosyal olarak geri kalmışsa bunun tek sebebi her zaman kendinden ödün vermesi, itaatkar olması, haksızlıklara rağmen susmayı tercih etmesinden kaynaklanıyor.
O yüzden Hayrullah Hocam’dan Yozgatlı olan-olmayan gibi iki farklı kutuplaşmanın üniversiteye karşı bir tutum olarak yansıyacağından endişe etmemesini istiyorum.
Benim üniversiteme hizmet edecek kişinin nereli olduğu değil karakteri, bakış açısı, hizmet aşkı önemlidir.
Adamlıktır önemli olan anlayacağınız.
Vatanın her karış toprağı bizimse, ay-yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı her yerde görev yapabiliyorsa Yozgatlı, başkası da gelir Yozgat’ta görev yapar.
Yazar’ın endişe duyduğu bu kısır çekişmenin üniversiteye sirayet etmesini önlemek adına ne gerekiyorsa başta Yozgat basını olmak üzere her Yozgatlı’nın üzerine düşeni yapması,
O desteği verirken de üniversite yöneticilerinden, o göreve talip olanlardan ve öğretim üyelerinden de aynı yansımayı görmesi yakışanı olacaktır.
Yakışanı giyermiş insan, benim de üniversiteme fitne, fesat, ayrım, gayrım çekişmelerine girmek değil, ilim, irfan, bilgi, kültür yuvası olmak yakışır!