Cumartesi günü AK Parti’nin ve hükümetin ağır topları Yozgat’a geldi, aslında bildik konulardan bahsetmelerine karşılık, bir çoğu ‘‘Müjde’’ olarak algılandı...
İşte o müjdeli haberlerden birisi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’dan ‘‘Havaalanı’’ olarak ilan edildi, TBMM Başkanı Cemil Çiçek destekledi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, son günlerde gündeminden eksik etmediği ‘‘Hızlı Tren’’ projesinin hayata geçirileceği tarihi bir kez daha ilan etti, ‘‘Müde’’ olarak algıladık, bunu da...
Dünkü yazımda izah etmeye çalışmıştım, Yozgat’ın Havaalanı hikayesini, havanda su dövmekten başka bir şey olmayacağının altını kalın bir çizgiyle çizmeye çalışmıştım...
Bana bu tip çıkışların, asıl beklentilerimizi askıya almamızda önemli rol oynadığı hissini veriyor, endişelendiriyor...
Endişelenmemde ne kadar haklıyım bilemiyorum. Bildiğim tek şey, Cumartesi günü Yozgat’a gelen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın konuşmalarının ‘‘Ninni’’ hissi vermesidir.
Yol sorununu gündeme getirmemizin önüne kesmek için yıllardır gündemde olan bölünmüş yol çalışmalarının ihale edildiğinin vurgulanıp, havaalanını da ‘‘Bonus olarak veriyoruz’’ der gibi bir yol izledikleri düşüncesine kapıldım...
Nasıl kapılmayayım?...
Bir ara gündeme yeniden getirilen Çamlık Projesi ile ilgili tek kelime dahi edilmedi. Akibeti ne oldu, hangi aşamada, ne zaman çalışmalara başlanılacak?...
Bunların hepsi havada...
Bizim Hastane talebimiz vardı, projesi hazırlanıp, ihale aşamasına getirilen. Ondan da söz eden olmadı, hangi aşamada...
Atatürk Yolu’nun bölünmüş yol statüsüne alınıp, Boğazkale-Hattuşaş bağlantılı turizm yolunun iyileştirilerek, Yozgat’a daha fazla turistin gelmesi ile ilgili bir konumuz vardı, söz eden olmadı...
Yozgat’ta geçtiğimiz yıla kadar devam eden antik kent kalıntılarının bulunduğu alanlardaki kazı çalışmalarının devam edip, etmeyeceği noktasında neler yapıldı, bu noktada da bir tek kelime edilmedi...
Bozok Üniversitesi’nin akademisyen açığı, ihtiyacı var. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün Veteriner hekime, ziraat mühendisine ihtiyacı var. Bunlardan da bahseden olmadı...
Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘‘Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi’’, Yozgat Valiliği tarafından hazırlanan ‘‘Jeotermal’’ ile ilgili projeler noktasında nelerin yapılıp, nelerin yapılmayacağını kimse ifade etmedi...
Son günlerde gündemin ilk parçasını işgal eden ‘‘Teşvik Yasası’’ konusu ‘‘Es’’ geçildi...
Havadan, sudan bahsedildi...
Bu da beni kaygılandırdı, kaygılandırmaya devam ediyor...
Havadan, sudan konularla gündemimizi unutturuyorlar, bildik konularla bizleri avutup, oyalıyorlar...
Seyrediyoruz, alkış tutuyoruz...
Bugüne kadar yaptığımız hep bu olduğundan da bir adım ileri gittiğimizi sanırken, üç adım geri kaldığımızı farkedemiyoruz...

__________________________________________________________________
Maç Kritik
Desteksiz olmaz!
Yozgatspor, konuk ettiği Ankara Demirspor’dan da isteğini aldı.
İlk bakışta kolay gibi görünen bir maçın, aslında ne kadar zor kazanıldığı izleyenler tarafından görüldü. Kümede kalma mücadelesi veren rakibiminiz, sizin karşınızda deyim yerinde ise ‘‘Aslan’’ kesildiğini, bir umut ışığı yakalayabilmek için çabaladığına tanık olduk.
Bu ve buna benzer çok daha farklı rakiplerle karşılaşacağız. Hiç bir rakibin, bırakın ligde kalabilme şansını yakalayabilmek için çabalayan takımları, küme düşmesi kesinleşmiş takımların bile belirli hesabı bulunan, hedefi olan ekipler karşısında verdiği mücadele ile sonuca gittiğini de gördük, göreceğiz. O nedenle lig maratonu o kadar kolay bir maraton değil.
Lig maratonu sahada mücadele etmekle de tamamlanmıyor. 
Takıma sahip çıkılması gerekir, hem maddi hem de manevi anlamda, sahiplenilir ve bu takıma bir şekilde yansıtılırsa hedefe ulaşmak da o kadar kolay olur. Tabi takımın belirlediği hedefe ulaşmasını gerçekten istiyor, bir üst ligde mücadele etmesi gerektiğine samimiyetle inanıyorsak.
Pazar günü oynanan maça dönecek olursak, Yozgatspor’un sonuç itibariyle istediğini aldığını söyleyebiliriz. 
İlk yarıda tutuk bir futbol sergileyen, bu yüzden de kalesinde zamanla tehlikeli anlar yaşayan kırmızı siyahlı ekip, ikinci yarıda Barış’ın da oyuna dahil olmasıyla birlikte kendisine olan güveni arttı. Orta alanda tek kalan Bora’nın yanında yere sağlam basan Barış’ın çıkardığı iki topla buluşan forvet elemanlarımız sonuca da rahat gidip, iki gol bularak, rahat bir nefes aldı.
Ancak, 2-0’lık skorun getirdiği rehavet, takımın oyundan düşmesini sağlarken, puan almak için vargücünü ortaya koyan Ankara Demirspor’un gol bulmasına neden oldu. Gelen bu golle yeniden toparlanan kırmızı siyahlı ekip, attığı golle skoru belirlediğini düşündü ama maçın bitimine doğru yediği ikinci gol ile sanırım, hakemin bitiş düdüğü çalmadan maçın bitmediğini göstermesi açısından bir ders olmuştur, diye düşünüyorum.
Yozgatspor Ankara Demirspor karşısında aldığı bu galibiyetle hedefine bir adım daha yaklaştı. Önümüzdeki hafta sonu Çanakkale deplasmanına çıkacak. Dardanelspor puan cetvelindeki sıralamasına göre rahat görülen bir ekip olmasına karşılık, puanlara bakıldığında öyle olmadığını görebiliriz.
Yozgatspor’un bir şanssızlığı mı, yoksa şansı mı bu konuda kesin bir karara varmakta zorlanıyorum. Zira, Yozgatspor’un rakipleri, daha önceki maçlarda puan kaybediyorlar. Yozgatspor ile ile oynayacakları maça ise ‘‘Dönüm maçı’’ olarak bakıyorlar...
Bu hem avantaj, hem de devavantaj olarak karşımıza çıkıyor. Rakip, dönüm maçı olarak gördüğü için kazanmak için saldırmak durumunda kalıyor. Bu durumda daha akıllı bir futbol sergileyip, rakibin üzerinize geldiğinde yakaladığınız ani kontrataklarda golü bulmanız durumunda bu sonucada yansıyor. Tam tersi olduğunda ise rakip yakaladığı avantajı korumak için geriye yaslanıyor, bilinçsiz bir şekilde topu kalesinden uzakta tutmaya çalışıyor. Bu da Yozgatspor’u zorluyor, sıkıntıya sokuyor. O nedenle durumun iyi analizinin yapılması ve bu bilinçle hareket edilmesi gerekir, diye düşünüyorum.