Gerek coğrafi konum itibariyle, gerek toplumsal yapısı itibariyle…
Bozok Üniversitesi bünyesinde Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi kurulursa, bu memlekete savunma sanayi ve havacılık endüstrisi yatırımları da gelecektir.
Yozgat’ın çehresi değişecektir.
Yukarıdaki cümleleri ben kurmuş olsaydım belki çok dikkate alınmayabilir, önemsenmeyebilirdi.
Yukarıdaki cümleler bir bilim insanına, bir profesöre ait.
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kürsüden böyle seslendi.
Esasen Allah kalbimi biliyor, rektörden kesinlikle böyle bir konuşma beklemiyordum.
Belki özel görüşürken veya ayaküstü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üniversitenin istek ve taleplerini iletirdi ama bu işi kürsüden yapacağına ihtimal vermedim.
Neticede fahri doktora töreniydi üniversitedeki program.
Rektör, katılımcılara senato kararını okur, fahri doktoranın ne sebeple ve neye istinaden verildiğini belirtir, şükran, dilek ve temennilerle konuşmasını sonlandırırdı.
Ama Salih Hoca hem bunları yaptı, hem de Bozok’un istek, talep ve dertlerini devletin bir numaralı ismine, Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’a tek tek aktardı.
Cumhurbaşkanının vermiş olduğu bir meslek yüksek okulu sözüyle yetinmedi.
MYO sayısı 11 oldu ama biz 14 olsun istiyoruz dedi.
Veterinerlik cepte, Allah razı olsun, Allah devlete zeval vermesin ama Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’de istedi Sayın Rektör.
Bizim siyasilerin yıllardır bir türlü çözemediği, kampüsü ikiye ayıran ölüm yolunu dahi gündeme getirdi.
Arşivimde halen durur gencecik bir hayatın can verdiği asfalt üzerindeki kurumayan kan ve arkadaşlarının bıraktığı karanfil fotoğrafları…
Özetle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yozgat’a gerçekleştirdiği ziyaretin en verimli kısmı bana göre Bozok Üniversitesi’ydi.
Yozgat’ın lokomotifi, aynası, vizyonu ve geleceği olarak isimlendirilen Bozok Üniversitesi’nin rektörü yaptığı harika sunum ve konuşmayla üniversite için ciddi talep ve isteklerde bulundu.
Hangisini koparsak Yozgat için kârdır.
Bir tanesi dahi gerçekleşse Yozgat için bir kazanımdır.
Bu saatten sonra ise tüm bu istek, talep ve beklentilerden netice almak için, tüm bunların takibini yapmak, peşini bırakmamak gerekir.
Bu noktada Yozgatlı vekillere ve Sayın Bakan Bozdağ’a çok iş düşmektedir.
Eğer peşine düşülmez, hatırlatılmaz ve önemsenmezse Yozgatlının zaten pekte inanamadığı ya da umutlanamadığı siyasilerine ve onlardan gelen vaatlerin tamamlanması ve gerçekleşmesine dair güven iyice sarsılacaktır.
Sonra siz Yozgat’a deniz dahi getirseniz psikolojik olarak Yozgat ve Yozgatlı nezdinde bir kıymet, bir önem arz etmeyecektir.
Çünkü Yozgat çok zaman kaybetti.
Çünkü Yozgatlı çok ama çok bekletildi.
Yozgatlıya olumlu yönde ne söylesek aldığımız cevap hep “Umamıyorum oğul, umamıyorum!” oluyor.
İşte bu algıyı da yıkmak lazım.