Ülke gündemindeki en sıcak konulardan bir tanesi de taşeron işçilerin kadro beklentisi.
Herkesin malumu iktidar partisi AK Parti, seçim öncesi taşeron işçilere kadro vaadinde bulunmuştu.
İktidara gelmesinin ardından ise gözler AK Parti’nin verdiği vaatlere çevrildi.
Bu kapsamda ilk olarak asgari ücret bin 300 lira yapıldı.
Yasal olarak bin 300 liraya çekilse de asgari ücret, Yozgat’ta özel sektörde çalışıp ta bu parayı alanı henüz görmüş değilim.
Neyse asıl konuya dönelim…
Taşeron işçilere kadro verilecekte hangilerine verilecek?
Yıllardır kamuda kadrolu memur ve işçinin yapması gereken işleri sırtlanıp, omuzlayan taşeronlar mı?
Yoksa daha dün iktidarın torpiliyle vasıfsız olmalarına rağmen devlet dairelerine yerleştirilen yandaşlar mı?
Örneğin Yozgat’ta yıllardır tanıdığımız-bildiğimiz taşeron işçi statüsünde çalışan işçiler var.
Bunlar normalde yasa gereği kadrolu işçi ve memurların işlerinde değil de yardımcı işlerde çalışması gerekiyor.
Ancak onlar yıllardır kadrolu olarak yatan işçi ve memurun asıl işler diye tabir edilen işlerini yürütüyor.
Demek istediğim taşeron işçilere kadro olayında ince eleyip, sık dokumak gerekiyor.
Kamuda yaklaşık 650 bin taşeron işçi bulunuyor.
Bunların tamamının kadrolu olması gerekmiyor.
Bunların tamamı da zaten kadro almayı hak etmiyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarına yerleşen herkesin kadro alması durumunda, özel sektörde çalışabilecek insan gücünü bulamıyorsunuz.
Ülkenin tamamı KPSS çalışarak kamu kurum ve kuruluşlarına yerleşmek istiyor.
Özetle, taşeronda hak edene kadro verilmeli.
Yıllarca çalıştığı kuruma alın teri dökerek hizmet vermiş, sosyal haklarından ve hak ettiği ücretten umduğunu bulamamış emekçi kesime kadro verilmeli.
Sağdan soldan doldurulan yandaş ve torpilli vasıfsızlara değil.
***
Hafta sonu Yozgatspor 1959 FK, Kayseri Şekerspor ile karşı karşıya geldi.
Kendi evinde, kendi seyircisi önünde maça çıkan takımımız sahadan golsüz eşitlikle ayrıldı.
Yozgatspor’un tribünleri son yıllarda göremediğimiz kalabalık ve coşkuya sahipti yine.
Özellikle yıllardır, hatta uzun yıllardır açılmayan kale arkası tribünleri bile doldu dünkü maçta.
Maraton tam dolu, kapalı tribün dolu ve kale arkası…
Bu şampiyonluğa özlemin, yıllardır arzulanan başarıyı görmenin bir arzusu.
Her sezon beslenen umudun, bu sene ikiye katlanması.
İyi oynadık, baskı kurduk, atak geliştirdik ama gol atamadık.
Futbol böyle bir şey olsa gerek…
Sahadan bir puan ile ayrılmamız şampiyonluk yolunda bize etki etmeyecektir.
Hafta içi tatil edilen müsabakayı kazanmamız, akabinde ise zorlu Kırıkkale maçından alacağımız üç puan, şampiyonluğa giden yoldaki destanlardan olacaktır.
Daha sonra ise bu takım play-off lardan bir üst lige yükselecek ve Yozgatspor’un efsane kadroları arasında yerini alacaktır.
İnanmak başarmanın yarısıdır…