AĞIR adımlarla yürüyorum ama yağmur atıştırıyor.
Yolum Hayri İnal Konağı taraflarına doğru.
Bir program var ve başlamasına 20 dakika kadar bir süre var.
O yüzden acelem yok, yağmur ise yağmurluğuma hafif hafif çarpıyor.
Bir ara Büyük Cami önündeki çeşmeye doğru dönüp kafamı kaldırıyorum.
Tüm Yozgatlı bilir bu talihsiz çeşmeyi, Hamidiye Çeşmesi…
***
Hamidiye Çeşmesi’ne dönüp baktığımda bu kez saat bulunan alanın boşluğu çarpmıyor gözüme.
Hemen onun üzerinde, yani çeşmenin üst kısmında bulunan, çeşmenin alemi gözüme çarpıyor.
Bakır mıdır, kurşun mudur? Neden imal edildiğini bilemem ama o alemden yağmur suyuyla birlikte koyu mavi bir boyanın çeşmenin beyaz taşına doğru aktığını görüyorum.
***
Alemden akan mavi boya beyaz taş ile buluşup, kendini oraya işliyor adeta.
O zaman çeşmenin saatsiz olduğunu ve saatli bölümün yıllardır boş kaldığını hatırlıyorum.
Çeşmenin sahipsizliği bir kez daha moralimi bozuyor.
Aslında moralimi bozan sahipsizliğinden ziyade, çakma ecdat sevgisi güdenler oluyor.
***
Büyük Cami önünde bulunan bu çeşme, bilindiği gibi İkinci Abdülhamid’in tahta çıkışının yıl dönümü vesilesiyle bu vilayete armağan edilen bir yapı.
Çeşmeyle ilgili kapsamlı bilgiler Yozgatlı tarihçi ve araştırmacılarda mevcuttur.
Bildiğim kadarıyla bu ecdat yadigarı 1900 tarihinde yapılmıştır.
***
TRT’de oynayan ‘Payitaht Abdülhamid’ dizisini Yozgatlılar da ilgi ve beğeniyle izliyor.
Televizyon ekranlarında Abdülhamid’i canlandıran Bülent İnal’ı hepimiz her hafta beğeniyor ve alkışlıyoruz.
Ne de olsa ecdadımız değil mi?
Tabi ki sahip çıkacağız ve izleyeceğiz…
***
Ama Büyük Cami önündeki Abdülhamid armağanı Hamidiye Çeşmesi yıkılsa da olur değil mi?
Önemli olan ekranlardaki tarihi karakterlere sahip çıkmaktır.
Önemli olan onların dizilerdeki repliklerini izlemek ve gelecek kuşaklara anlatmaktır.
Çeşme çökmüş, yıkılmış, sökülmüş önemli değil…
Sahi Yozgat Belediyesi bu çeşmeye 2 sene önce bir saat siparişi vermişti ne oldu?
Kargoya mı takıldı?
***
Yozgat’ta ecdat yadigarlarının hepsi sahipsizdir.
Yavuz Sultan Selim Han’ın emaneti Karabıyık Köprüsü yıkılmaya yüz tuttu.
Mustafa Kemal Atatürk’ün hediyesi Memleket Hastanesi binasına yıkım kararı verildi.
Olsun, dizilerimiz var ya onlar bize yeter…
Bir de oradan bir repliğin tivitini attık mı tamamdır.
İzliyoruz değil mi o diziyi?..
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Müsabakalarda çalışmayan, resmi ziyaretlerde çalışır hale getirilen şehir stadyumu ışıklandırmalarını.
*Yeni stadyum için uygun yer bulunamayan Yozgat’ı.