Vaktiyle CHP'yi çok eleştirdim. Her şeye muhalif zihniyeti sevmiyorum. Bir ara bu işi iyiden iyiye abartmışlardı. Ama son dönemde bu tutumlarından vazgeçmiş gibi görünüyorlar.
Sadece yanlışları görmek, eski pilavları pişirip tekrar masaya koymak artık Türk siyasetinde pirim yapmıyor. Esasında, gerektiğinde yapılan iyi şeyleri takdir etmek de siyasetin bir parçasıdır.
Eleştireceksen, iyiyi de kötüyü de ele alacaksın. Bu bizim siyasi mantalitemize ters düşse de, bazen istisnalar çıkıyor.
Bazıları siyaseti bir eleştiri akademisi olarak görür. Bana göre siyaset yapmak, rakip siyasi partiyi sürekli yerden yere vurmak değildir.
Yıllardır gazetecilik mesleğindeyim. İşim gereği sürekli siyasetçilerin ve bürokratların içindeyim. Çok sayıda siyasetçiyle tanışma, sohbet etme ve de tartışma fırsatım oldu.
Ama her zaman derdimiz Yozgat oldu...
Yozgat'ın eğitim durumu, işsizliği, gerekli yatırımları alamaması  gibi konular etrafında döndük durduk.
Biraz önce "istisnalar" demiştim.
Siyaseten bahsettiğim istisnalardan biri de, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’dır.
Önceki gün Sayın Durmaz gazetemizi ziyaret etti. Yazı işleri Müdürümüz Seyfi hocayla birlikte Yozgat ve Yozgat siyaseti üzerine kapsamlı bir sohbet oldu.
MHP vekili Durmaz'ın, geçmiş dönemlerde muhalefette yer alan Yozgat vekillerinden farklı düşünceleri vardı.
Bugüne kadar yapılmayan, eksik bırakılan veya yanlış yapılan yatırımları  eleştiren Durmaz, yapılan güzel şeylerden de bahsediyor. Yozgat'a çakılacak bir çivi için elinden geleni yapacağını, hatta Yozgat’ta bir çocuğun başı ağrısa, bunu meclis gündemine taşımaya çalıştığını söylüyordu.
Yozgat’ın, rekabet gücü bakımından 75'inci, şehirleşme bakımından 56'ncı, eğitim seviyesi bakımından 61'inci, sağlık bakımından 68'inci sırada olduğunun sürekli altını çizen Durmaz, özellikle bu dönemde Yozgat'ın siyaseten eline geçen fırsatın önemine değiniyordu.
Bu konuda MHP'li vekilimiz Durmaz ile hemfikirim.
Yozgat'ın  şu son dönemde siyasi iktidar bakımından elinde bulunan imkanlar daha önceki dönemlerde olmamıştı. Yani Yozgat'ın siyasi tarihinde, hükümette bu denli temsil edildiği olmamıştı.
Hükümetteki Yozgatlı hemşerilerimize baktığınızda ortaya çıkan tablo hayli güçlü.  TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız...
Müsteşar, müsteşar yardımcıları, genel müdür ve yardımcıları gibi üst düzey Yozgatlı bürokratlarımızı saymıyorum bile...
Yozgat şu anki iktidar döneminde hem siyaseten, hem de bürokratik açıdan daha önce hiç olmadığı kadar güçlü.
Peki bu gücü ne kadar kullanıyoruz? Özellikle sivil toplum örgütlerimiz Yozgat'ın Ankara'daki gücünü projelerine yansıtabiliyorlar mı?

      Şayet bu hükümet döneminde Yozgat yatırımlardan nasibini alamazsa bundan sonra biraz önce sıraladığım gibi bir tabloyu Yozgat’ın bir daha yakalaması çok ama çok zor.
İsmen güçlüyüz ama, bu güç kullanıldığında ve yatırımlara dönüştüğünde, Yozgat’ı bir adım daha ileri götürdüğünde faydası olur.
Yoksa biz güçlüyüz der otururuz. Meclis başkanı, başbakan yardımcısı Yozgatlı hemşerilerimiz deyip övünmekten öte bu isimlerin elinde bulunan imkanları Yozgat’a yatırım olarak getirebilmenin yoluna bakmalıyız.
Bu konuda sivil toplum örgütlerine ve Yozgatlı bürokratlara büyük iş düşüyor.