Devlet büyüklerimizden birisi, farklı bir amaç için söylemiş ''Yollar yürümekle aşınmaz!'' diye ama günümüzde yollarımız yürümeden bile aşınıyor.
Her ne kadar bunu söylediğimiz zaman birileri tepki göstermiş olsa da, Yozgat'taki devlet karayollarının tamamına yakınının standardı düşük, hem de çok düşük.
Bu yüzden de her yağış sonrasında ''Köstebek yuvası'' haline dönüşüyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz'a hak vermemek elde değil...
AK Parti iktidarının haklı bir övünç payı var, ''Bölünmüş Yollar'' ile ilgili...
Ancak bu Yozgat için geçerli değil...
Türkiye'nin dörtbir yanındaki devlet yollarının tamamı bölünmüş yol yapıldı, kimileri havaalanı gibi, uçak rahatlıkla inebilir...
Yozgat'ın yolları öyle mi?..
Değil...
Yozgat'tan geçen devlet yollarının ortasından birer çizik çizilip, kenarlarındaki toprak zeminler yola dahil edilip, ''Al sana bölünmüş yol!'' denilmiş gibi, sanki...
Doğu Anadolu Bölgesi'ni Başkent Ankara ve diğer Batı Bölgeleri'ne bağlayan ''Uluslararası'' unvanlı E-88 Karayolu'nun daha geçen yıl tamamlanıp, hizmete açılan bölümleri bile yağışlar sonrasında delik, deşik olmuş durumda. Araçlar, aks kırmamak için adeta yollarda ''Cambazlık'' yapıyorlar.
İddia edildiği gibi, bir kişinin gözleri bağlanıp, Yozgat'ın çevre il ve ilçeleriyle bağlantılı yollarında dolaştırılmaya kalkışılmış olsa, hiç tereddüt etmeden, nereye geldiğini görmeden, sadece yollardaki kasislerden, yollardaki bozukluktan Yozgat il sınırlarından içeriye giriş yapıldığını hemen anlar...
Böylesine garip bir memlekette yaşıyoruz...
Sonra çıkıp, ''Yozgat nüfusunun neden göç ettiğini'' tartışma konusu yapıyoruz...
İnsanlar neden gitmesin ki!...
Veya insanlar Yozgat'tan neden kalsın ki!...
Eğri otursak da, doğru konuşmak durumundayız...
Aksi takdirde, ''Göç edenler'' kervanına bizler de katılırız..
Katılmak zorunda kalabiliriz...
Yozgat'ı nasıl cazibe merkezi yapacağız?...
Yozgat'a dışardan günübirlik de olsa, insanları nasıl getirip, götüreceğiz!...
Bu yollarla mümkün değil...
Doğu Anadolu bölgesindeki il ve ilçelerden çıkan otobüslerin büyük çoğunluğu artık yolunu değiştirdi...
Eskiden Malatya otobüsleri...
Tunceli Otobüsleri Yozgat'tan geçerdi...
Şimdilerde Kars, Sarıkamış otobüsleri bile Yozgat'a uğramaz oldu, yol güzergahlarını değiştirdi...
Erzurum, Erzincan, Sivas dışında Yozgat'tan geçen neredeyse otobüs kalmadı...
Neden?...
Nedeni açık ve net...
Bugün Sivas-Kayseri üzerinden Ankara'ya giden yolun kalitesi birinci sınıf. Kaza tehlikesi düşük, geniş yollar...
Aynı şekilde, Erzurum-Samsun üzerinden Ankara yolu da birinci sınıf...
Kilometre olarak Erzurum-Yozgat-Ankara yolu daha kısa ama...
İşin aması var...
Otobüs Erzurum'dan çıkıyor Yozgat'a, 12 saatte, rahat geliyor...
Yozgat'tan geçiş işkenceye dönüşüyor...
Yolcularına bu işkenceyi çektirmek istemeyen...
Yolcularının ve kendi can ve mal güvenliğini düşünen...
Otobüs firmaları, Yozgat güzergahı yerine diğer alternatif yolları tercih ediyor...
Hal böyle olunca da, Yozgat küçülmeye devam ediyor...
Yol lokantaları ''Sinek'’ avlıyor...
Sinek avlayan yol kenarlarındaki dinlenme tesisleri, kaderleriyle başbaşa kalırken, oralarda istihdam edilen insanlar boş geziyor, issiz, güçsüz dolaşıyor, Sosyal Yardımlaşma Fonundan verilenle geçimini temin etmeye çalışıyor.
Ellerin yollarından ''Ağır Vasıta'' değil, ''Çok Ağır Vasıtalar'' geçiyor, bozulmuyor...
Bizim yollarımızdan geçen yok, durduğu yerde çürüyor...
Yollarımızın durduğu yerde çürümesini önlemeden, kalkınmadan söz etmek ''Abesle iştigal'' gibi geliyor...