CHP'nin bazı kurmayları önceki gün Sivas'ta düzenlenen anma programına katıldılar. Önceki gün Grup Başkanvekili Muharrem İnce Sorgun'da, CHP Milletvekilleri Kamer Genç, İlhan Cihaner ve Süheyl Batum da Yozgat il merkezinde, otel lobisinde ''Yemek Molası'' verdiler.
Hani derler ya, ''Dostlar alıverişte görsün'', işte o bağlamda bir ziyarette bulunan CHP'nin önde gelen isimleri, kapalı kapılar ardında görüşmeler yapıp, basına açıklamalarda bulunup, ''Rüzgar gibi'' gelip, ''Rüzgar gibi'' de gittiler.
Bir elin parmaklarını gecçmeyecek sayıda CHP'li ile birlikte Sanayi ve Ticaret Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Ziraat Odası ve Damızlık Düve Yetiştiricileri Birliği başkanları ile birer görüşme yaptılar, sorun dinlediler. Aldıkları notlarla oluşturdukları dosyaları götürüp, parti merkezine iletecekler, ''İşte Yozgat'ın sorunları bunlar!'' diyerek.
CHP'liler kendilerini kandırıyorlar, bununla da mutlu oluyorlar. Dar alanda kısa pas yaparak kazanacaklarını düşünürken, topun bir ara belirledikleri alanın dışına çıkmasından da endişe duyuyorlar. Belirlenen alan dışına çıkan topu ''Kim getirecek?'' korkusu yaşadıklarından, topu mümkün olduğu kadar da ayaklarından çıkarmamaya gayret gösteriyorlar.
Ne konuşuldu, neler söylendi bilemiyorum. Ama ''Yemek Molası'' vermek için Yozgat'ta bulunan milletvekillerinin hangisine sorarsanız sorun, yaşanılan sıkıntılardan dolayı iktidar partisine mensup milletvekillerinin sokağa çıkıp, vatandaşın arasına karışamadıklarını ileri süreceklerdir. Kendilerinin otel lobilerinde lobilerine sıkıştırdıkları siyaseti, halktan kopuk üretmeye çalıştıkları politikaları unutarak.
Hic unutmam, yine İleri Gazetesinde görev yaptığım dönemlerden birisinde, dönemin CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin, Ankara'da düzenlenen bir eylemde polisin müdahalesini sert bir dille eleştirip, ''Türkiye artık bir polis devleti oldu, herşeye müdahale ediyor!'' demişti. Bu açıklaması öğle saatlerinden ajans bültenlerine düştü, henüz gazeteler sayfalarına dahil etmeden, bir işçi sendikası temsilcileri CHP Genel Merkezi önüne siyah çelenk koymaya kalkışınca, polisten yardım talebinde bulunup, ''Polislerin görevini yapmadığını'' iddia etmişti.
Eleştirmiştim, ''Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!'' diyerek. Çok ciddi tepkiler almıştım, CHP'ye olan düşmanlığımdan tutun da, daha nice nice söylemlere kadar. Bu tepkiler sonrasında kaleme aldığım bir yazıda da, ''Umarım yanılan ben olurum, CHP'liler haklı çıkar ama bu kafayla bu parti barajı bile zor aşar!'' iddiasını ortaya koymuştum.
Dünden bugüne değişen bir şey yok. CHP'de söylemler ile icraat birbirinin üzerine örtüşmüyor. Yamalık gibi duruyor. Çağ artık değişti. Kimseler yırtık pantolonuna, entarisine yama yaptırmıyor, yırtılıp, eskiyince, hatta eskimeden bir yenisini alıp, giymeyi tercih ediyor. Artık fakir, zengin, orta direk tarifleri değişti, değişmeyen tek CHP kaldı, anlaşılan...