Sevgili okurlar;
2012 ocak ayından itibaren sizlere bu köşede bir şeyler anlatmaya, futbol adına anladığım, bildiğim kadarıyla bir şeyler vermeye çalıştım. Bu yazıları futboldan çok fazla anladığım, ya da otorite olduğum için değil, çok iyi bir futbol izleyicisi, birazda amatörce futbol oynamış biri olarak yazdım.
Benim çocukluğunda ligimizin büyük takımlarının oynadığı maçları radyodan dinlerdik. Maçları, Halit Kıvanç, Necati Karakaya, Orhan Ayhan radyodan anlatırdı. Bir çok insan radyosu bile olmadığı için maç sonucunu ancak ertesi günü gazetelerden öğrenirdi. Bizler maçları radyodan dinleme şansına sahiptik. Ertesi gün de gazetelerde çıkan maç fotoğraflarıyla, spor yazarlarının yenilgi hakkındaki görüşleriyle, o takımın niye yenildiği konusunda bilgi sahibi olurduk. Aradan geçen zaman içerisinde teknoloji öyle gelişti ki, şimdi dünyanın öbür ucunda oynanan bir maçı, anında izleyebiliyoruz.
Bir başka değişim de futbol sahalarında yaşandı. Bu günkü sahalarla, o günkü sahaları karşılaştırmamız bile mümkün değil.
Biz ve bizim jenerasyonun iki eğlencesi vardı. Birincisi okuldan arta kalan zamanlarda, sabahtan akşama kadar mahalle aralarında veya harmanlarda futbol oynamak, diğeri de Aram Usta’nın sinemasında haftada bir gün, o da Pazar günü sinemaya gitmek.
Hiç unutmuyorum 1964 yılının mayıs ayı idi. Babam beni o zaman tek olan kaplıcaya götürmüştü ve ilk kez orada duymuştum. Sorgun’da kömür madeni bulunduğunu. Pinti Refik denen bir Sorgunlu buldu demişlerdi. Kömürün ne demek olduğunu bilen herkes sevinmişti bu habere. Bizler daha ilkokul son sınıftaydık. Henüz 12 yaşına bile basmamıştık. O zamanlar biz yaştaki çocuklar, Gavur Bağları denen bağlara, üzüm, badem, kaysı, elma yemeye giderdik. Kömür madeni bulunduktan ve o madeni Yeni Çeltek Kömür İşletmesi aldıktan sonra, o bölgenin tüm doğal yapısı değişti. Bu değişim o kadar hızlı oldu ki, 10 yıl sonra bölgeye gelenler gözlerine inanamadılar.
O zamanlar yeni yeni kömür üretimi yapan ve para kazanmaya başlayan Yeni Çeltek Kömür İşletmesi, daha fazla kazanmak ve daha fazla üretmek için, satın aldığı her tepeyi, her yer dereyi delik deşik kazdı.
Tek amacı daha fazla para kazanmak olan bu işletme, bir yandan da çıkardığı hafriyatla arazi yapısının değişmesine neden oldu. İşletme sahipleri Sorgun’dan dünyaları kazanırken, zavallı Sorgunluları ise ’’Bak size iş verdik, aş verdik’’ diye avuttular. Yani  yoğurdun kaymağını kendileri yedi, yatırımları da başka il ve ilçelere yaptılar.
Aslında bu anlattıklarımın ‘futbol ile ne alakası var’ diyebilirsiniz. Ancak yazının gerisini okuduktan sonra bana hak vereceksiniz. İşte bunun için konuya böyle girdim.
Yeni Çeltek Kömür İşletmesi aralıksız yarım asırdır Sorgun’da kömür üretimi yapıyor ve çok iyi paralar kazanıyor. Bunu ben iddia etmiyorum. Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Sayın Osman Coşkun söylüyor. ‘’Geçen yıl karımızı şu kadar artırdık, bu kadar artırdık’’ diye.
Sorgun’da kömür üretimi yapan işletme Yimpaş Yozgatspor’a yardım yapıyor, Sorgun Belediyespor’a ‘’Avucunu yala’’ diyor. Biz bunu hazmedemiyoruz. Gücümüze gidiyor.
Sorgun kamuoyu ve futbol severler şimdi icraat bekliyor. Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’nin ton başına 5-6 lira bir ücret koyup, bu geliri Sorgun Belediyespor’a aktarmalarını bekliyorlar. Böyle bir iyilik yapılır ve gelir sağlanırsa, işte o zaman üst liglere çıkmak daha kolay olacaktır.
Zonguldak bu işi çok iyi yapmış. Ton başına 5 dolar koymuş. Kulübün başka yerden bir gelir beklemesine bile gerek kalmamış. Şimdi bizler de aynı şeyi Yeni Çeltek Kömür İşletmelerinden, Şeker Fabrikası’ndan ve Pancar Ekicileri Kooperatifi’nden bekliyoruz.Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Sayın Osman Coşkun, siz isterseniz bu işi halledersiniz. Haydi sayın vekilim bize bir iyilik yapın. Bu size hiçbir şey kaybettirmez. Sorgun’a ise çok şey kazandırır.
Futbol severlerin destek beklediği bir diğer kurum ise Şeker Fabrikası. O da ilçemizde uzun yıllardır hizmet veriyor. Şimdi Sorgunlu futbolseverler onlardan da destek bekliyor.
Geçtiğimiz hafta oynanan Zonguldak Kömürspor maçını izlemeye gelen Milletvekilimiz Ertuğrul Soysal’a konuyu anlattım. Kendisi konuya sahip çıkacağını ve mutlaka bir şeyler yapacağını söyledi.
Güzel haberler almak ümidiyle sağlıcakla kalınız.