BÜRONUN penceresinden dışarıya baktığımda 'kiralık' veya 'satılık' afişlerini son dönemde daha fazla görmeye başladım. Yozgat Belediyesi, eski hizmet binasını yıkma kararını almasının ardından, kendimize yeni bir büro aramaya başladığımızda, bulmak öyle kolay olmamıştı. Şimdi hergün yeni bir işyerinin, konutun boşaldığına şahit olmak! Üzüyor, düşündürüyor...
Yozgat'ta ister konut isterse işyeri olarak kiraların çok pahalı olması esnafı zor durumda bırakıyor. Bu konuya daha önce değinmiştim. Genel olarak 'al-sat' anlayışının hakim olduğu Yozgat'ta, tezgaha konulacak ürünler, toptancıdan veya fabrikadan doğrudan değil, aracılar vasıtası ile getiriliyor. Ayağınıza kadar getirilen ürünleri tezgahınıza koyup, satmaya kalktığınızda, ürünün modası veya günü geçmiş oluyor. Diğer taraftan da aracıyla alınan ürün üzerine kar payı konulmamış olsa bile fiyat, diğer şehirlerdeki fiyatlarla mutkayese edildiğinde çok yüksek geliyor, alıcıya/tüketiciye...
Bugün Yozgat şehir merkezinde günlük tüketim maddelerinin önemli bölümünü bu topraklardan temin etmek, hammaddeyi işleyip, tezgaha koymak, imalatını yapmak, toptan satışını yapmak mümkün. Ancak, bunun yerine 'hazıra konma' alışkanlığımız var. Lokantacıların bir bölümü kebap için eti Çorum'dan alıyor. Tarımın ve hayvancılığın merkezi Yozgat'taki fırınlar ekmeğin ununu Çorum'dan getiriyorlar. Mümkün olsa, fırınlar da kapanır, ekmek de komşu illerden getirilip, satışa sunulur. Bu noktaya geldik...
Sorun çok. Çözüm üretmesi gereken odalar, 'aidat' derdinde. Odalar üyelerini yönlendirmek durumunda. En azından işbirliği yapılarak, işyeri açacaklar, işletme kuracaklar, üretim yapacaklar bilgilendirilebilir. Kısa vadede aç-kapalar olmaz...