Ülkemizde birçok siyasi parti var. Şöyle ya da böyle hepsinin ideolojileri birbirinden farklı.
Ne yazık ki bu ideolojiler üzerinden siyaset yaparken asıl iki önemli kavramı unutuyoruz. Devlet ve millet.
Millet olmazsa devlet olmaz, devlet olmazsa millet kalmaz.
Bu yüzdendir ki hangi siyasi partiye mensup olursak olalım asıl gayemiz devlet ve millet olmalı. Devletimizi ve milletimizi ilgilendiren bütün konularda tek yürek olmalıyız. Gerektiğinde tek yumruk olarak bir balyoz gibi düşmanın tepesine indirmeliyiz.
Malumunuz gezi parkı olaylarında bir çok devletin, istihbarat örgütlerinin ve para babalarının parmağı çıktı. Şunu unutmayalım ki bu destekçiler asla Türkiye Cumhuriyeti devleti menfaatine bir iş yapmazlar. Tarihte nerde görülmüş hrıstiyanların, yahudilerin müslümanları destekledikleri?
Gezi parkı olaylarında hesap ettikleri şeyler her neyse devletimiz ve milletimiz menfaatlerine olmadığı kesindir. Benim kişisel kanaatim bu. Yıllardan beri ülkeleri sömüren karanlık eller ülkemizi kaybetmek istemiyorlar. Böl, parçala, yönet stratejisine göre hareket eden mihraklar ülkemizde birlik, bütünlük olmasını tabiki istemezler.
Türkiye ne zaman gelişmeye, büyümeye yönelik adımlar atsa, projeler üretse bu tür olaylar hep olmuştur. Enerjimizi hep içerde tüketmemizi istemişlerdir. Daha önce PKK’yı kullanıyorlardı bu görev için, malum barış sürecinde farklı senaryolara giriştiler. Tuttu mu tutmadı mı tartışılır.
Bunu seçimler sonrasında göreceğiz. Eğer AK Parti hükümetinin oylarında bir azalma olursa hele ki bir koalisyon hükümeti olursa o zaman dış güçlerin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
Çünkü koalisyon demek istikrarsızlık demek bizim ülkemizde, ne zaman bir koalisyon hükümeti geldiyse ülkemizde hep gerileme olmuş. Faiz oranları ve enflasyon yükselmiş. Bu da bazılarının parasına para, gücüne güç katmış.
Bir vatandaş olarak sizden ricam şudur. Ülkemizde bir kaos ortamı yaratılmak isteniyor. Bu oyuna alet olmayalım. Milli mevzularımızı milletçe çözelim. Düşmana fırsat vermeden devletimizi zor durumda bırakmadan, milletimize zarar vermeden sesimizi duyuralım.
Herkesin fikrini özgürce ifade edebildiği, herkesin özgürce inancını yaşayabildiği, herkesin refah ve huzur içinde nefes alabildiği bir Türkiye’de buluşmak dileğiyle…