Yozgat Belediyesi, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından düzenlenen ''Yaşanabilir Şehirler ve Estetik'' konulu yarışma kapsamında ''Yozgat'ta gönüllü ve hayırsever elele kalkınma'' projesi ile ödüle layık görüldü.
Yerinde bir değerlendirme. Zira Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, göreve geldiği günden itibaren işadamları ile iyi bir diyalog kurmak suretiyle belediyenin yapması gereken yatırım ve hizmetleri yaptırma başarısını gösterdi. Her mahalleye bir oyun parkı, her mezarlığa bir taziye evi, külliye, Nohutlu Tepe projeleri bu kapsamda hayat buldu.
Yozgat günümüzdeki konumu ile ''Yaşanabilir'' kentlerden birisi, deyim yeride ise ''Ununu eleyip, eleğini duvara asan'' kesimler için. Ama iş hayatını düşünenler, sosyal yaşama düşkün olanlar, ticaret yapanlar, üretime yönelenler açısından Yozgat yaşanılabilecek bir kent olmadığı da bir gerçek.
İşte bu gerçekten hareketle Yozgat yönetiminde söz sahibi olanlar, daha çok yatırım ve hizmetleri ''Elini eteğini fani dünya nimetlerinden çekmiş'' olan kesime yönelik yapıyor, yapmayı tercih ediyor.
Yozgat'ın emekli açısından ''Cennet'' olduğunu söylersek abartı yapmış olmayız. Emekliye ayrılan bir kişi, emekli ikramiyesiyle başını sokabileceği bir konuta sahip olması halinde eline geçecek maaş ile eşiyle birlikte gül gibi geçinir gider. Fazla parasının, gelirinin olması ise sıkıntı yaratır. Harcayacak yer bulamaz. Bir iki hayır işine parasını, birikimini yönlendirenlerin kapısı bu kez ''Bize de yok mu abi'' diyenler tarafından aşındırılır.
Yozgat'ta önce el sanatları, sonrasında ise üretim iflas etti. Bugün ticari hayatımız bitme noktasına geldi. Esnaf, işyeri kirasına çalışır durumda. Bir zamanlar Yozgat'ın Tol Çarşı bölgesinde imal edilen sobalar, ocaklar Eskişehir'e Kayseri'ye gönderilirdi, şimdi oralardan getirip, satıyoruz. Bir zamanlar sebzemiz, meyvemiz, tarım ve hayvancılık alanındaki üretimimizle bölgenin talebini karşılıyorduk. Günümüzde kendi ihtiyacımızı bile zor karşılar hale geldik. Kapalı Çarşı havasındaydı Tol Çarşı bölgesi, altın ve gümüş işlemeciliği yapılırdı, birden fazla tezgahta. Kars'tan, Erzurum'dan hatta Bağdat'tan alışveriş için gelirlermiş Yozgat'a, Türkiye'nin ticaret merkezine...
Yozgat Çamlığına çevre illerden insanlar gelir, piknik yaparlardı. Şimdi bizler çevre illere gider olduk, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere.
Daha fazlasını da sıralamak mümkün ama bu kadar yeterli sanırım, anlayana...
Yozgat yaşanılabilecek bir kent, sosyal ve kültürel yaşam taleplerimizi askıya alıp, ticari hayatımızla birlikte üretimimizi, sanatımızı, mesleğimizi dondurmak, dünya işlerinden elimizi eteğimizi çekip, öteki dünya için hazırlık yapmak kaydı ile...
''Üç günlük ömrü kalanlar için değer mi yatırım yapmaya'' diyorlar zahir...