Seni düşünerek geçiriyorum günlerimi soğuk bir evde. Hareket bile edemiyorum, öylesine yorgunum. Senin yokluğun sanki omuzlarıma bağlanmış büyük bir yük. Ve senden haber alamadığın her dakika daha da ağırlaşıyor. Kimsenin yardımı da dokunamaz üstelik bana, belki senin verdiğin bu sıkıntıyı sen bile hafifletemezsin çünkü içime işlemiş bir acı var. O acı yanık bir tava gibi…
Kazısan zarar verirsin kazımasan zaten olmaz. Sen hâlâ sevdiğim adam, artık benim için bir hayalden öteye gidemezsin. Seni düşünmek kadar mantıksız bir iş yok yapabileceğim ama bu acıyı hissetmek bir başka, sanki güzel, sanki gerekli… Canımın acıması nasıl güzel olur öyle ya? Ne biliyim işte sana dair her şey bir başka güzel, diyorum ya verdiğin acı bile…
Kaçtın diye seni kovalayan olamazdım, ama yokta sayamazdım yüreğimdeki bu aşkı. Panzehir bulmak imkânsız olurdu biliyorum, zehirlenirdim belki de her gün başka renklerde içtiğim aşk hapları ile. Uyuyan güzelin gibi hissetmeyeceğine göre beni uyanamazdım da tek bir öpücüğünle… O yüzden içime atmayıp anlattım seni sana, anlattım kurda kuşa, beni hiç anlayamayacak olanlara… İçime atmadım hissettiklerimi, diyorum ya atamazdım, ölürdüm yaşayamazdım…
Bilemem bugünlerde kiminlesin neredesin mutlu musun hüzünlü müsün? Hayatın istediğin gibi mi? Bilemem pişman mısın bile bile yaptığın hatalar için? Ama çok iyi bildiğim bir şey var ki; sen kimseyi sahiplenemezsin, sen kimse için fedakârlıklar yapamazsın… Sen mutlu olamazsın yanındaki mutlu diye, sen ağlayamazsın kendi hayatını kötü etkileyen bir şey haricinde… Seni tanıyorum, sen bir gün evlensen bile kimseye yâr olamazsın…
Bir gün aklına geleceğim ya senin gerçekten aklını meşgul edeceğim ya kendini yalnız hissettiğin bir gün. O gün bir şarkı dinler misin elini yüreğine koyup. Söyler misin nakaratını sesli bir şekilde? Biliyorum senin güzel cümleler kurabilmek gibi yeteneklerin yok, en azından başkalarının hislerini dışından söyleyebilir misin? “Keşke yanımda olsaydı da, onun gözlerine bakarak mırıldansaydım” der misin yalan bile olsa. Ne kaybedersin ki, bir kez de kendine yalan söylesen beni her zaman çok sevdiğini söyleyerek…
Hissedersem bu soğuk oda ısınır o zaman biliyorum. Kış yaz’a döner benim semtimde. Vazgeçtiğimi sanıyordum senden, sadece acını yaşamaktı niyetim. Yok ama öyle değilmiş özlemişim seni. Şimdi çıkıp gelsen hatalarınla günahlarınla affedilirdin. Şimdi arasan beni sevildiğini duyardın. Şimdi uzatsan ellerini bir daha bırakamazdım.
Gerçekler acıdır, ve itiraf etmek gerekir her ne olursa olsun. Gölge gibi bir vardın bir yoktun. Bundan sonra da olmayacaksın, belli... Merhaba diyemeden elveda dedim sana. Pardon hâlâ demeye çalışıyorum…