YÜKSEKÖĞRETİM Kurumları Sınavı sonuçları açıklandı. Sınavda, öğrencilerin yöneltilen sorulara verdiği yanıtların doğruluk oranı düşük çıktı. Peki bu duruma şaşırdık mı? Elbette şaşırmadık. Ama tepki verdik. Suçlu aradık. Kimilerimiz bu suçluyu buldu. Sitemlerini sosyal medya hesaplarından ilgilisine iletip, rahatladı. Peki sonuç değişti mi? Değişmedi. Değişir mi? Bu kafayla değişmez/değişmeyecektir...
Bir süre mesleki faaliyetlerime ara verip, kafa dinleme moduna geçtiğim dönemde, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nden gelen 'fotoğrafçılık temel eğitim kursu' eğitimlerinin parçası oldum. Farklı kesimlerden, öğrenci, öğretmen, doktor, uzman, polis, asker, yönetici, serbest meslek sahibi bir çok kursiyerle bir araya geldik. Özellikle lise öğrencilerine yönelik kursa katılanlarla alan çalışması yaparken gerçekten çok şaşırmıştım. İlgililerle de paylaştım...
Öğrenciler eğitim aldıkları okulun çevresini, oturduğu mahallesini tanımıyor, bilmiyor. Yaşadığı şehri bilmiyor. Fotoğraf çekmeye gittiğimiz bölgelerde, 'hocam bu mahallede oturuyorum ama burasını ilk kez görüyorum!' diyen kursiyerlerle karşılaştığımı, eğitim kurumlarında öğrencilere eğitim verilmeyip, öğretim ile yetinildiğini anlattım. Sadece öğretime dayalı bir eğitim sistemiyle diploma sahibi olabilenlerin, ufuklarının olmayacağını, üretimde, kültürde, sanatta, ekonomide, matematikte, fizikte, kimya da ezberleriyle sınırlı bir başarıya imza atmalarından ötesine geçilemeyeceğinden dem vurmuştum. 'Sistem' dediler. Bunun sistem ile sınırlı olmadığını, okullarda eğitim kavramının tam olarak anlaşılmadığını ileri sürdüm. Öğretmen olan arkadaşlar, kabul etmekle birlikte itirazları da vardı. Öğretmenlerin öğrenci üzerinde bir etkinliğinin olmadığını, sınıfa girip, verilen program dahilinde derslerin anlatıldığını, verilen notların ise bağlayıcı olmadığını belirttiler...
Evet sistemin getirmiş olduğu anlaşmazlıklar, üniversiteye giriş sınavlarındaki sonuçları doğurabilen etkenlerdendir. Ancak, sistemin eğitim konusunu askıya alıp/almaması yönetimsel bir durumdur. Yozgat'ta her yıl gezi programları düzenlenir. Nereye? Çanakkale'ye, Bursa'ya, Kayseri'ye Nevşehir'e. Yozgat'ta eğitim gören öğrencilerin Yozgat gezileri, çevresini tanımaya yönelik bir gezi programı var mı? İstisnalar kaideyi bozmaz, yok...
Bu durumda öğrenciye sınavda sorulan 'Türkiye'nin ilk milli parkının bulunduğu şehir neresidir?' sorusuna yanıt vermesini beklemek ne kadar doğrudur?.Yorumu siza kalmış. Bizim bir dönem yerli malımız vardı. Haftası vardı, kutlanırdı. Bugün Türkiye'de hangi ürünlerin yetiştiği konusunda yöneltilen soru karşısında öğrencinin şaşırıp kalmasında bir anormallik göremeyiz...
Demem odur ki; bugünler bu kafayla iyi günlerimiz. Sistemleri kendi ideolojik, siyasal önceliklerimize göre dizayn edip, toplumun, ülkenin gelişmesi, kalkınması ve gerçeklerine göre sistem oluşturmadığımız sürece bunlar anormal değil, normaldir...
DÜNDEN BUGÜNE, BUGÜNDEN YARINA
-Ağaç operasyonu

YOZGAT’ın Lise caddesinde bulunan tarihi Askerlik Şubesi binası önündeki asırlık yalancı akasya ağacı, daha fazla dayanamayıp, 18 Ağustos 2003 tarihinde rüzgarın etkisiyle devrildi. Bir asırdan daha fazla süredir, tarihi Askerlik Şubesi binası önünde dimdik ayakta duran Yalancı Akasya ağacı, sabah saatlerinde esen rüzgarın etkisiyle, kökünden kırılarak, Askerlik şubesi binasının çatısına yıkıldı. İtfaiye ekipleri, olay yerine gelerek Askerlik şubesi çatısındaki asırlık ağacın gövdesini yere indirdi.