SEÇİMLER geride kaldı, vekil seçtiklerimiz Ankara’ya valiz hazırlıyor.
Seçimlerden önce vatandaşa ‘beklenti aşısı’ yapılır.
Vatandaş böylece bağışıklık kazanır ve seçim öncesi umut direncini artırır.
Zanneder ki seçimlerden sonra her şey güllük-gülistanlık olacak.
Seçim sürecinde de onca söz ve vaat duyunca, ‘canım biri olmazsa, biri olur’ diyerek teselli oluruz.
Bir seçim sürecini daha geride bırakırken, bizim köyde durumların aynı olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı.
Bizim köyden kastım vatanım, memleketim, yaşadığım şehrim Yozgat…
Farklı vilayete gitsen durum farklı mı?
Hiç sanmam…
Sorun, mesele ve dert her yerde aynı.
Misal şu bizim Yozgat’ta imar-iskan işleri nasıl yürür?
Aynı beyim, aynı…
Dün nasıl ise bugün de aynı.
Yol, su, elektrik işleri?
Onlar da aynı beyim.
Değişen isimler, logolar, partiler ve tabi ki yıllar…
O yüzden derdimiz bitmiyor, ağrılarımız dinmiyor işte.
Rahmetli şair Abdurrahim Karakoç, anasından doğmamış bebeğe sesleniyor.
Adeta bugünlere dikkat çekerek ‘Bebeğe İhtar’ da bulunuyor.
“Aman gelme dedim, bak geldin işte

Dünyaya meylin var, 'beşer'sin bebek
Bir bilsen dünyamız neyin nesidir
Ayırır ağzını işersin bebek!”.

Dünyaya gelen yeni bebeklerimiz medeniyetten yoksun şehirlere göz açıyor.
Oynayacak parkları olmayan.
Güvenecek teyzeleri, amcaları, komşuları bulunmayan.
Köyde dedesinin kapısı önünde oynayamayacak çocuklar büyütüyoruz.
Yarım saat içinde dedelerin diktiği ağaçları söküyoruz.
Kirazlar daha dalındayken köküne mazot kokulu hızarlar indiriyoruz.
Çayır-çimenlere bırakamadığımız çocukları artık kameralı oyun parklarına götürüyoruz.
Bizde durumlar aynı beyim…
Dün nasıl ise bugün de öyle.
Bugün dünden kötüydü, yarın bugünden kötü olacak gibi.
Bizi şamarlayacak, hizaya sokacak kimsemiz de kalmadı.
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Yönetim halkasını genişleten Yozgatspor’u.
*Yeni teknik direktörüyle el sıkışan Yozgatspor’u.
*Camiadan destek isteyen Yozgatspor Kulüp Başkanı’nı.