Ben dostlarımı hiç satmadım...
Çünkü ya paha biçilemez, ya da beş para etmez çıktılar...
Bu söz çok önce sosyal paylaşım sitelerinde dikkatimi çekmişti.
İlk okduğumda da çok hoşuma giden bu sözü yaşım ilerledikçe ve yaşadıklarım arttıkça daha da hoşuma gitmeye ve sıklıkla kullanmaya başladım.
Evet dostluk, vefa, güven yıllar önce kaybettiğimiz ve sanırım bir daha da hiç bulamayacağımız yerlere saklandı.
İnsanlık can çekişiyor, derken feci ölümü ile bizi saçma sapan dünyanın ortasında bıraktığından çok uzun zaman geçmedi ki, dostlukda kendini çekememezlik ve vefasızlığın kollarına bırakarak yok etti.
Yıllar önce ki arkadaşlıkların bile şimdiki dostluklardan çok daha güvenli ve samimi olduğu yıllarda yaşayan bir şahıs olarak, inanın bu yok oluşu acı içerisinde seyretmenin üzüntüsünü yaşıyorum.
Dostluk denilince aklıma hep kötü günde ne olursa olsun dostunun yanında olmak gelir, benim mantığımda.
Onun kötü gününde arkasına bakmadan kaçmak değil...
Dostluk denilince aklıma vefa gelir hep, her anda nankörlüğün olmadığı bir vefa hemde..
Ama artık çoğularımıza göre vefa İstanbul'da bir semt adı başka da bir anlamı yok...
Dostluk denilince aklıma, güven gelirdi hep, namusunu, canını, paranı, aileni, tüm varlığını sorgusuzca güvenebilmek gelirdi...
Şimdilerde öylemi, sen düştün bir tekmede en yakın dostundan yersin, hatta sen yerdeyken üzerine çıkıp tamtam dansı yapacak kadar sevinçli...
Maddi durumun kötümü oldu, senden önce ağlamaya başlar sözde dostların varını yok diyebilecek kadar cüretkar hemde...
Bu yüzden kim ne yaptı nasıl yaptı bilmiyodrum ama insanlıktan sonrada dostluk öldü gitti aramızdan...
Şimdi mi, ataların dediği gibi tırnağın varsa başını kaşı... Daha boş, dahası gereksiz.
Sen dost bulamıyorsan kimsede sana dost olamaz... Artık düzen bu kadar basit.
Gemisini kurtaran kaptan, dost diye bir şey kalmamış...
Yazık çok yazık....