Mevsimler değişti, kış kışa, yaz yaza benzemeyince insanoğlunun da ister istemez psikolojisi ile birlikte biyolojisi de zarar görmeye başladı. Havaların dengesizliğinden ciddi oranda duyduğum rahatsızlıktan biraz olsun kurtulabilme umudu ile ara vermeyi uygun bulduğum günlük yazılarıma nereden, nasıl başlayacağıma karar vermem de zaman aldı.
Vermiş olduğum zorunlu istirahat iznime son verip, suskunluğumu bozarken, ''Peki dinlendim mi?'' sorusuna da yanıt bulmaya çalıştım.
Bugün rahmetle andığımız üstad Abbas Sayar, ''Yozgat'ta yaşamak, hatta gazetecilik yapmak peşinen çileyi başörtüsü yapmak anlamına gelmektedir'' diyerek özetlemişti.
Bu gerçeği hergün birden fazla yaşarken, dinlenmiş olmak mümkün mü?..
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın ''Yozgat'ta göç yok!'' açıklamasına veya Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal'ın, bakanlık müsteşarının ''2016 yılında bile ulaşıma açılması mümkün görünmüyor'' dediği, ''Ankara-Yozgat-Sivas bağlantılı hızlı tren projesinin 2015 yılında tamamlanacak'' diyerek, hava atması karşısında suskun kalmak, kafa yordamadan bir köşede oturmak suretiyle dinlenmek mümkün mü?..
Nereden tutarsan tut...
Nereden bakarsan bak...
Düşünebiliyorsan, düşündüklerini haykıramıyorsan dinlenmek, istirah etmen mümkün görünmüyor. Bu görülmediği gibi daha fazla yoruluyorsun. Daha fazla strese giriyorsun. Her stres sonrasında yükselen tansiyon rahatsızlığın ile gözünü hastanenin acil odasında açıyorsun.
''Yozgat'ın önündeki engel kalktı!'' manşeti karşısında heyecanlanıyor, kalbin tekler noktasına geliyorsun. ''Mahkemenin verdiği karar ile Yozgat'ın da aralarında bulunduğu illerde yapılacak olan il hastanelerinin yapımına yönelik iznin çıktı'' spotunu okuyunca yaşadığın hayal kırıklığı ile oturup, kalıyorsun. ''Yozgat'ın önündeki engel bu mu?'' demeden edemiyor, isyanını han divarlarına haykırmaktan öteye gidemiyorsun.
''Yozgat'ın önündeki engel yargının verdiği kararla bağlantılı değil, seçtiklerimizin, güvendiklerimizin beklentilerimize yanıt veremediği gibi, bizlere salak muamelesi yapmasıdır asıl engel'' diyemedim ya, demekten kendini alamıyorsun...
Dinlenemiyorsun...
Yozgat'ın önündeki en büyük engel, bu memlekette yaşayan insanların vekalet verdiklerinin aldıkları sorumlulukların farkında olmamasıdır. Onlar, bir şekilde Yozgat'ı ve Yozgat insanını unutup, ''Vurdumduymaz'' tavırlar takınmaları nedeniyle, Yozgat ve Yozgat insanı sahipsiz kalmıştır. Sanmayın ki Yozgat'a yapılması düşünülen bölge hastanesi veya diğer yatırımlar, yargının verdiği karar nedeniyle durmuştur, durdurulmuştur...
Gelecek yatırım veya hizmetten haberleri olmayanlar, durdurulduğundan da haberdar olmadıkları için bu il geri kalmıştır, bu durumdadır...
Buyurun siz dinlenin...