YOZGAT'ta Ramazan ayının başlamasıyla birlikte cami önlerinde, sokaklarda, işlek caddelerde, kapı kapı dolaşan dilencilerin sayısı arttı. Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekiplerin dilencilere yönelik gerçekleştirdiği 'dilencilere operasyon yaptılar' başlıklı haberleri görünce, aklıma 'dilenciler uzaydan mı geliyor?' sorusu takılıverdi. Yozgat'ın biri doğudan, diğeri batıdan olmak üzere iki girişi var. Hadi buna bir de Atatürk Yolu'nu ekleyelim eder üç. Bu üç yoldan herhangi birisinden geldiğini kimse görmediyse, mutlaka hava yolunu kullanmışlardır. Başka yolu yok gibi...
Zabıta, dilencileri dilenmeye başlamadan önce yakalayıp, şehir dışına gitmelerini sağlayamaz mı? Belki sağlayabilir ama yönetmelikleri yeterli gelmeyebilir. 'Suçüstü' olması gibi bir zorunluluk vardır. O nedenle Yozgat şehir merkezine gelişlerinde görülmesine karşın dokunulamıyordur. Ancak, böyle bir yönetmelik var olmuş olsa bile, dilencilik için gelen yüzler yabancı değil. Daha önce sokakta dilenirken yakalanan yüzler, bir süre sonra tekrar dönüş yapıyor. Bu isimler, yüzler yakalandıktan sonra fişlenmek suretiyle şehre girişlerinde durdurulup, dilenmeye başlamadan önce engellenmiş olur...
Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. Dilencilerin toplu halde arabalarla gelip, Stadın bulunduğu bölgede, eski Emniyet Müdürlüğü binasının arkasından giriş yaptıklarını, sonrasında alt geçite girerek, kıyafetlerini düzleyip, başlarında bulunan bir şahıs tarafından bölgelere yönlendirildiğini söyledi...
Demek oluyor ki; dilenciliği meslek edinenler, toplu halde geliyorlar. Dileniyorlar. Başka illere gidiyorlar. Tekrar gelip, dilenerek, geldikleri gibi tekrar gidiyorlar. Bir aileden ibaret olmadığı da bir gerçek. Dilenerek insanların duygularını sömüren bu kişiler, 'hayır verme' ihtiyacı duyanları da olumsuz etkiliyor. 'Hayırseverlerin' sayısı azalıyor, 'reklamseverlerin' sayısında ise ciddi ve hızlı bir artış gözleniyor...
Ramazan ayından öncede vardı. Ramazan ayı ile birlikte özellikle iftara yakın bir saatlerde Lise Caddesi'nin giriş bölümünde, eski Askerlik Şubesi ile Telekom binasını kapsayan bölgede kadın ve çocuklar dileniyor. Hem de çok sesli olarak bunu yapıyorlar. Zabıta bunlara pek dokunmuyor. Sanırım, gerçekten ihtiyaç sahibi kişiler. Öyle olmasa, sadece Ramazan ayına has olmayan bu duruma çoktan müdahale edilirdi...
Buraya kadar okuduklarınızdan, 'dilencilere karşı savaş' anlamı çıkartılmasın. Gerçekten ihtiyaç sabihi olan insanlara devlet farklı fonlardan yardımda bulunuyor. Bununla birlikte bazı kuruluşlarda kampanyalar yapıp, elde ettiklerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söylüyorlar. Buna rağmen ihtiyaçlarını karşılayamayanlar olabilir. Onlar Cami önlerinde belirli vakitlerde dileniyor. Mesele meslek edinenlerle ilgili...