Sonbaharla birlikte ağaçların yapraklarının yere düştüğünü herkes bilir. Ama dökülen o yaprakların yerini kimler alıyor? Kimler dolduruyor? Ya da çıplak kalan o ağaçlar ne giyinir ne kuşanır? Bilen, gören var mıdır acep? Öyle ya gelen mevsim kıştır...
    Oysa ki bu sorunun cevabı oldukça basit.
    Rüzgarlı havalarda ister yaya, ister arabada, ister otobüste olmak hiç farketmez. Yapılması gereken tek şey gökyüzüne, ağaçlara doğru bakmak, gözlemlemek.
    Hani temizlik görevlilerin titiz çalışmalarına rağmen bazılarının yerlere, sağa-sola atılan naylon çöp poşetleri, kağıt atıkları vs. var ya, işte onlar en küçük bir fırtınada soyunan ağaçların tepelerine, dallarına çıkıp öylece takılı duruyorlar.
    Bakıldığında sanki dallar naylon poşet açıyor. Kim bilir belki de kendilerini yere atanların utanıp, sıkılmaları ve bir daha yapmamalarını isteyip öylesine ağaçlarda kalakalıyorlar.
    72 Mİ?
    İzmir’den Manisa’ya giden bir minibüste 4 kişi seyahat ediyor. Her kişide birer çanta kafes, her çanta kafesin içinde 4er kedi bulunmaktadır (hayvansever yolcular).
    Bu minibüste toplam kaç ayak vardır?
    72 mi dediniz? Demek ki kaptan şoförü unuttunuz.
    Doğru cevap 74.
Mevlana’nın 7 öğüdü:
    1- Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
    2- Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
    3- Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
    4- Şiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
    5- Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol.
    6- Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
    7- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.