Yozgat'ın temel sorunları ekonomik yapısıyla da doğrudan bağlantılı görünüyor. Bu noktadan yola çıkıp, psikolojik, sosyolojik biraz da tat verebilmek açısından felsefi bir yaklaşımla konu irdelendiğinde, Yozgat'ın yapısının ''Devlet Memuru'' statüsünde yaşam mücadelesi verenlerle benzerlik arz etmektedir... 
Yozgat Cumhuriyet Alanı'nda birden fazla miting ve eylem izledim, görevim gereği takip ettim. Yapmış olduğum gözlemler doğrultusunda, en pasif, en korkak, en cılız, sıradan görüntüyü Devlet Memuru statüsünde bulunanların hak arama eylemlerinde gördüğümü söyleyebilirim...
Bunun nedeninin ekonomik olduğunu düşünüyorum. Zira, cebinde beş parası bulunmayan ile riske edebilecek parası bulunan insanlar oldukça cesur olurlar. Buna karşılık, belirli düzeyde geliri olanlar, daha korkak bir tavır sergilerler. Bu tamamen psikolojik bir durumdan ibarettir...
Cebinde beş parası olmayanın kaybedeceği bir şey olmadığından, bırakınız yarını, 5 dakika sonrası için de bir hesabı bulunmaz. O da onu cesur kılmakta, yapacağı eylemde kazanma ihtimalini gözönünde tutmaktadır. Parası çok olan, bunun bir bölümünü de risk etmekten çekinmeyen için bu durum aynıdır. Kaybetmeyi göze aldığı miktarı geçmediği süre içerisinde her türlü riski göze alır, gözü kara olur...
Belirli düzeyde gelir sahibi olanların ise aynı şekilde yaşam düzeyleri vardır. Bu yaşam düzeyleri aylık olarak ellerine geçen paranın dengeli kullanımıyla doğrudan bağlantılıdır. Maaşını aldığında, yapacağı harcamaların hepsi bellidir. Eğer belli harcamaların birisi aksarsa kendisini ''İflas etmiş'' gibi görür, çöker.   O nedenilye de kaybetmeyi göze almaz, alamaz. O yüzden de çekingendir, korkaktır, ''Bana dokunmayan bin yaşasın'' anlayışı ile hareket etmektedir...
Cumhuriyet Alanı'nda gerçekleştirilen eylemlerde, hak aramaya yönelik mitinglerde bu durumu gözlemlemek mümkün. Vermiş olduğum örneklerin tamamının yansımalarını görmeniz mümkündür. Belki de devlet yönetimindekileri o yüzden, ''İşçi-Memur'' ayrımını ortadan kaldırma çabasını vermektedir. ''Çalışan'' adı altında bir sınıflandırma yapmak suretiyle, toplum bireylerinin, katmanlarının kontrol altında tutulması düşüncesinden hareket ediyor olabilirler...
Her neyse...
Yozgat'a döndüğümüz zaman, bu topraklarda yaşayan insanların genel olarak gelir düzeyleri bellidir. Gelirleri ile giderleri birbirlerine denk düşmekte, çoğu zaman ise gelir gideri karşılamaktan uzak kalmaktadır. Bu durum da her şeyi devletten bekleme, başkalarında bekleme alışkanlığını yerleşik hale getirmiştir...
Yozgat'ta yaşayan insanların riske edebileceği bir geliri veya kasasında nakti bulunmamaktadır. O nedenle de yapacağı yatırımın bile getirisinden önce riskini hesaba katarak yola çıkmakta, bu da başarısını baştan itibaren engellemektedir. Çoğu zaman bu risk göze alınamadığından yatırımdan vazgeçilmektedir...