Bürünmüş üstüne kara bulutlar
Dumanlarla kaplı başı çamlığın
Harabeye dönmüş bitmiş umutlar
Tarihte bilinmez yaşı çamlığın
Kurumuş fidanlar solmuş çiçekler
Viran olmuş terk eylemiş böcekler
Köşesi sürmeli beyini bekler
Yerinden oynamış taşı çamlığın
Arzular sevince sever Gülşen’i
Ürpertir manzara vücudu teni
Soldurmuş sam yeli gülü dikeni
Var mıdır benzeri eşi çamlığın
İçsem abu hayat koysalar tasa
Perişan hallerin düşmüşsün yasa
Dolaşırdı dedem elinde asa
Bir başka güzeldir kışı çamlığın
Hakik lale türlü çiçek açardı
Etrafına miski amber saçardı
Doruğunda şahin kartal uçardı
Özgürdü bülbülü kuşu çamlığın
Kötüye gidiyor halin gün be gün
Maziye bakınca ne güzeldi dün
Bülbüller göç etmiş bir başka hüzün
Çok garip hayali düşü çamlığın
Başı kara metli bitmez dumanı
Kalkmıyor üstünden derdi güm anı
Kum dökenden su içmenin zamanı
Kurumuş damarı döşü çamlığın
İdrisim gönlümde geçmişin izi
Sineme dizildi dert dizi dizi
Perişan hallerin üzüyor bizi
Bu gidişle zordur işi çamlığın