Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, daha önce de kaleme almış olduğum üniversitelerle ilgili konuya Çayıralan ilçesinde değinmiş. Heyecanla okudum, belki üniversitelerin akademik kadrolarıyla ilgili soruna açıklık getirmiş, çözüm getirileceğini söylemiştir düşüncesiyle.
Ama yanılmışım...
Bakın Başbakan Yardımcımız Bozdağ, neler söylüyor:
‘’Türkiye’de üniversitenin illere dağıtılması konusunda Ankara’nın çekinceleri, bir takım bahaneleri vardı. Biz bu bahaneleri ortadan kaldırdık. 72 üniversite vardı, bugün Türkiye’nin 166 tane üniversitesi var. Yeni üniversiteler de sırasını bekliyor onlarla ilgili kanunlaşma çalışmaları da devam edecektir. Çünkü gelişen Türkiye‘nin üniversiteler konusunda da bir merkez olmasına önem veriyoruz.’’
Türkiye’de sorun üniversitelerin sayısal varlığında olmadığını düşünüyorum. Bunu düşünen sadece ben değilim elbette. Akademisyenlerin görüş ve düşünceleri de bu yönde.
Bugün Türkiye’de üniversiteler sayısal olarak büyüyor. Rakamların artması, 50 üniversitenin 100’e, 100 üniversitenin 200’e çıkartılmasının sağlıklı olabileciğini düşünmek de daha büyük bir yanlış.
Her zaman olduğu gibi ‘‘Göç gide, gide yolda düzeltilme’’ mantığı öne çıkmaya başladı. Daha önce aynı konu liseler düzeyinde yaşandı. Önce her ilçeye bir lise açılması planlandı, ardından beldelere, köylere kadar inildi. ‘‘Bir bina, bir müdür, bir mühür’’ ile eğitim yaygınlaştırılmaya çalışıldı. Eğitim, öğretime dönüştü, şimdi ise ortada eğitim de öğretim de yok.
Yozgat’ta eğitim seviyesinin geriliğinden, düşük olduğundan söz ediyoruz. Türkiye ortalamalarından hareketle bir değerlendirmede bulunuyoruz. Ama hiç kimse Türkiye ortalamalarının nerelerden nereye geldiğini kimse hesaplamıyor.
Her neyse, bu başka bir konu. Asıl konumuz üniversiteler. Bozok Üniversitesi’nin geliştiği sıkça vurgulanıyor. Eğer burada kasıt Bozok Üniversitesi’nin fiziki gelişmesi ise doğrudur, gelişiyor, büyüyor. Erdoğan Akdağ Kampüs Alanına sığmayacak bir gelişme, modern bir görüntüye kavuşmuş olan Bozok Üniversitesi’nin akademik alanda geliştiğini söylememiz mümkün değil. Yeterli akademik kadroya sahip olmayan Bozok Üniversitesi’nin akademik eleman ihtiyacını karşılayamadığı için bir çok alanda yeni programlarını devreye sokamıyor.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bozdağ, hükümet adına yaptığı açıklamasında, keşke üniversite sayısının artırılmak suretiyle, eğitime önem verildiğini değildi, eğitim alanında yapılan insani yatırımları sıralayarak, desteklendiğini söyleyebilseydi, bunu daha çok isterdim.
Sonuç itibariyle; Üniversitelerin sayısının artması eğitime önem verildiğini göstermez. Aksine sağlıksız bir eğitim sistemini ortaya çıkartır, birbiri ardına dikilen binalarda eğitim verecek akademisyenleri bulamazsanız, öğrenci de bulamazsınız. O zaman binalar kaderleriyle başbaşa kalır, çürür. Üniversite sayısını artırmadan önce mevcut üniversitelerin akademik kadrolarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmaların yapılması gerekir, sonra da sayı artırılabilir...