Bir insan memleketine, doğup büyüdüğü iline sahip çıkıyorsa, o insan alkışlanır, takdir edilir. Kimileri vardır, çıkıp gider memleketinden  bir daha geri dönmez, adını bile anmaz. Kimi insan da tutulup kalır, oralarda, dönüp dolaşır, memleketine ve insanlarına sahip çıkmak ister. İşte bu bir sevdadır.
Dernek çalışmalarımızı devam ettirirken bir komşumuz selam verip daldı içeri. Tanışmak istedi, ilgi gösterdi. Köyümüzde bir evliya var, onu araştıracağım diyordu. Önce köyünün tarihini araştıralım istedik. Çok hevesliydi, çabası gayreti takdire şayandı.
Bir gün aracımızı, hazırlayıp arkadaşlarımızla düştük yollara. Nereye mi gödiyorduk?
Tekke Yenicesi olarak bilinen Yenice Köyüne...
Köye vardık, köylülerde görüştük, araştırma ve incelemelerimizi, köylü vatandaşlar üzerinde yoğunlaştırdık.
Dah sonra "Küçük ve Büyük Evliya" diye bilinen mevkiye çıktık. Alana hakim bir noktada kurulmuş olan burası ilgimizi çekti. Araştıralım soruşturalım istedik.
Köyün tarihini araştırdık, kaynaklara baktık, kitapları karıştırdık, yaşlılara sorduk, bilenlerden bilgi derledik. (Derlemeye, araştırmaya da edvam ediyoruz.) Aldığımız neticeler var almak istediğimiz bilgiler var.
Bu manada araştırmamızı tamamlamış değiliz.
"Yağ baba-Yahya Baba" diye de anılan bu evliyaların kimliğine henüz ulaşamadık. Ancak pes etmişte değiliz.
Aldığımız bilgileri bir dosyada topluyoruz. Asıl önemli olan bu değil, asıl önemli olan bizi yönlendiren, azmi ve çabasıyla bizi kendine hayran bırakan bir dost var, Ondan söz etmek istiyorum; Yenice Bulgur'un sahibi Necati Duyar.

KÖYÜNE SEVDALI BİR İNSAN NECATİ DUYAR

Hal içinde esnaf, Yenice Bulgur'un sahibi Necati Duyar kardeşim adeta yerinde duramıyor. Oraya koşuyor, buraya koşuyor, köyü ile ilgili şeyi araştırmaya çalışıyor.
Bir "Küçük ve Büyük Evliyanın" kimliği diğeri de "Yenice Köyün" tarihi...
Bizimle birlike koşturup duruyor, bizi de rahat bırakmıyor. Asla çabasından ve gayretinden rahatsız değiliz, memnunda oluyoruz.
Köyüne iki-üç defa gittik. Köylülerin anlattıklarını dinledik. Ancak anlattıklarından çok kitabi bilgilere ihtiyacımızın olduğunu gark ettik. Çünkü bilgi alabileceğiniz yaşlı kalmamış, köylerde. Bilgisi olmayan insanların anlattıkları da bizi yanıltıyor, sihatli bilgi almamızı engelliyor.
Bugünlerde Necati Abi'nin elinde bir dosya bir de dilekçe var. Dükkanıda bırakıyor, müşteri de kaybedilor ama çabasından geri kalmıyor. Gayretini çabasını inanki alkışlıyoruz.

SAYIN VALİM BU SESİ DUYMALISINIZ
Vali Bey'den müftülükten-ilgililerden iki önemli isteği var. Birincisi Köy yolunun ve Yağ Baba yolunun asfaltlanmasını istiyor, ikincisi köyde kaderine terk edilmiş, yıkılmaya bırakılmış,eski bir cami var, buranın tadilatının yapılarak Kur'an Kursu olarak açılmasını istiyor. İstiyor ne kelime çırpınıyor, haykırıyor. Bu amaçla bir çok kapıyı çaldığını biliyorum.
Buralara sahip çıkması için iki kişiye çok güveniyor, biri Vali Bey, diğeri de İş adamı Bilal Şahin Beyefendi. Vali beye defalarca gitmiş, görüştürmemişler. Ama yılmamış, gitmeye devam edeceğini söyledi. Bilel Şahin beyle bir iki kez görüşmüş ama köylerine henüz götürememiş. Ona çok güveniyor, "Bizim köyde sahip çıkacak Bilal Abim!" diyor.
Valal ne diyeyim Necati Duyar'ın azmini çabasını, gayretini ayakta alkışlıyorum. Helal olsun! Köyünü unutmamış, köyüne sahip çıkıyor. Hiç bir fedakarlıktan kaçınmıyor, tüm zamanını bu amaçla harcıyor. Biliyorum ki, eli-kolu durumunda olan iki çocuğuda askerde, dükkanı eşi çalıştırıyor. Neati Duyar, memleket sevdasına kapılmış, Yağ Babanın aşkı onu yakıp küy eylemiş: Ne diyelim Allah gayretini artırsın,mevla dualarını kabul etsin. İnşallah onun sesini duyan birileri çıkar.