YOZGAT'tan geçecek Ankara-Tiflis bağlantılı İpek Yolu Hızlı Tren projesi kapsamında Yerköy-Yozgat-Sorgun Çiğdemli güzergahında raylar döşendi. İlk seyahati de Yozgat Valisi Kadir Çakır ve diğer il yöneticileriyle birlikte yaptık...
Divanlı'dan başlayıp, Sorgun ilçesinden geçedek, Çiğdemli bölgesinde çalışmaların yapıldığı bölgeye ulaşırken, birden fazla köyün kenarından geçtik. Bu geçiş yürek burkan cinstendi. Toprak üzerinde dikili ağaç görebilme imkanımız sınırlı. Ekilip, hasadı yapılmış tarlardan geçerken, büyük çoğunluğunda toprak işlenmemiş. Henüz nohut hasadı yapılmamış. Sadece iki kesimde bulunan su kenarındaki ağaçların altında piknik yapan insanlara el salladık...
Yozgat, Türkiye'nin önemli tarım bölgesi. En azından kağıt üzerinde bize sunulan bu. Ama bırakın Türkiye'nin önemli bir tarım kenti olmayı, sıradan bir ilde bile bu kadar boş arazileri görmek mümkün değil, sanıyorum. Topraklarımız verimli. Hububat dışında, baklagiller ekiliyor. Meyvecilik sıfır. Kabalı da olmasa meyvecilik konusundan sınıfta çoktan kalmış durumdayız. Hayvancılık konusunda da farklı bir konumda değiliz. Köylerin yakınlarından geçerken, bir bölgede büyükbaş, iki ayrı bölgede ise küçükbaş hayvanları otlatılırken görebildik...
Demem odur ki; 'Yozgat tarım kenti, hayvancılık kenti' diyoruz ama bunun yansımasını göremiyoruz. Sanayi zaten yok. O halde tarım alanlarını işleyip, alternatif ürünlerle ekonomimize katkıda bulunmaktan başka çaremiz de yok. Tarım alanlarını kendi haline bırakıp, üretim yapmadığımız süre içerisinde Yozgat, sadece kağıt üzerinde 'Tarım ve Hayvancılık Bölgesi' olarak kalır. Ortaya bir şeyler konmaz. Açlık sınırının altında ezilmeye devam ederiz...