Gece saat 24.00'da 2012 yılını geride bırakıp, bugüne 2013 yılına ''Merhaba'' dedik. Acısıyla, tatlısı ile bir yılı geride bırakırken, avucumuzun içerisinde Yozgat adına sunulan ''Umutların'' nasıl ''Umutsuzluğa'' dönüştüğünün fotoğrafını bulabildik.
2012 yılına başlarken çok umutluyduk, Yozgat ve Yozgatlı adına. Zira, 2011 Haziran'ın da gerçekleştirilen Genel Seçimlerin ardından oluşturulan yeni hükümet kabinesinde Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, ikinci adam olmuş, Kayseri Milletvekili hemşerimiz Taner Yıldız ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak koltuğunu korumuştu. TBMM Başkanlığına Ankara Milletvekili hemşerimiz Cemil Çiçek seçilmişti.
Bunun Yozgat için anlamı çok büyüktü. Zira, Türkiye'nin en geri kalmış illerinden birisi olan Yozgat'ın eksikliklerinin giderilmesi için önemli bir fırsat doğmuştu, bunun en iyi şekilde değerlendirileceği umudu yüreğimizde heyecanın doruğa ulaşmasına neden oldu...
Ama!..
Günler birbirini kovalayıp, ayları birbiri ardına geride bırakıp, 2012 yılının sonuna geldiğimizde öylesine bir hayal kırıklığı yaşadık ki; ne diyeceğimizi, ne yapacağımızı şaşırdık, bağrımıza taş basmaktan öteye gidemedik.
Bölünmüş yol çalışmalarını tamamlayamadık, temelinin atılacağı umuduyla beklediğimiz 400 yatak kapasiteli Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin ihalesinin iptal haberiyle ilk darbeyi dalağımızdan yedik, nefesimiz kesildi, kıvrandık.
Ardından Başbakanın Yozgat Cumhuriyet Alanı'nda verdiği söz doğrultusunda büyük bir beklenti içerisine girdiğimiz Çamlık ile ilgili projenin önüne set vurulmasına yönelik atılan adımlara seyirci kaldık. Turist beklerken, Yozgat insanının kendi kendisine eğlenebileceği mesire alanları ile sınırlı bir projeyle yetinmek durumunda kaldık.
En önemli darbeyi ise 2012'nin son gününde yedik. Dalağımıza aldığımız o sert darbenin acısını unuttuğumuz bir dönemde, öldürücü niteliğindeki bu darbenin acısına katlansak bile yatalak hasta konumunda olabileceğimiz kesin. Acil ameliyata ihtiyaç var ama ameliyatı yapacak olan doktor kendi havasında.
Diğer illeri bilemem ama Yozgat açısından ''Teşvik'' yasasının devam edip, etmemesi bu denli önemli. Bu kadar hayati önem taşıyor. Belki kimseler bunun farkında değil şu aşamada, ama ilerleyen günlerde bunun acıları hissedilmeye başlandığında kurtuluşunun mümkün olmayacağı bir noktaya gelinmiş olunacaktır.
Evet bir yılı daha geride bıraktık, ''Acısbıyla, tatlısıyla'' demeyi çok isterdim. Ama ne yazikki bunu söyliyemiyoruz. Bir yıl Yozgat ve Yozgatlı için tatlısı olmayan, hem acısı olan, üstelik bildik acılardan raha fazla acılı bir yılı geride bıraktık.
Umudumuz, arzumuz bu yeni yılda aynı acıların daha beterleri ile karşılaşmamaktan yana. Ancak, kafa bu kafa olduğu süre içerisinde fazla da ümitlenmek yersiz geliyor, bana...
________________________________

Yılı da Liglerdeki mücadeleyi de bitirdik

Bir yılı daha geride bırakırken, temsilcilerimizin mücadele ettiği Türkiye Liglerindeki mücadeleye de bir süreliğine noktayı koyduk. Sorgun Belediyespor ve Yozgat Spurs takımlarının dışında iyi bir sezon geçirdiğimizi söylememiz pek mümkün görünmüyor. Spor Toto 3'üncü Ligi 3'üncü Grupta mücadele veren Yimpaş Yozgatspor sezona şampiyonluk parolası ile başladı ama beklemediği yenilgileri üst üste alınca yarıştan koptu. Şimdi ikinci yarıda toplayacağı puanlarla ilk beş takım arasına girebilmenin hesaplarını yapıyor. Hentbol liginde mücadele veren Yozgat Sevgi Evleri  hentbol takımı da ligde umduğunu bulamayan bir ekip, Sezonun ilk maçında deplasmanda galibiyetle başlayan hentbolcülerimiz, sonrasında oynadıkları karşılaşmalarda aynı başarıyı elde edemedi. Ancak, ligde yeni olan ekibimizin bu grafiği çizmiş olması yadırganmamalalı, diye düşünüyorum.
Geçtiğimiz yıl tecrübe kazanan Yozgat Spurs basketbol takımımız bu yıl başarılı maçlar çıkartıp, bir üst lige gözkırpmaya başladı. Öyle tahmin ediyorum ki, Yozgat Basketbolde önümüzdeki sezondan itibaren bir üst ligde mücadele verecektir. Bölgesel Amatör Lig'deki temsilcimiz Sorgun Belediyespor, başarılı bir ligi geride bırakan temsilcilerimizden oldu. İçerde oynadığı tüm karşılaşmalardan galibiyetle ayrılan temsilcimiz, ne yazıkkı iki Kırıkkale deplasmanından aldığı birer puan dışında puan çıkartamadı. Fırsat buldukça yakından takip etmeye çalıştığım Sorgun Belediespor'un içn sahada kazanıp, dışarda kazanamamasının nedenlerinden birisi korkal futbol oynamasıdır. İç sahada alabildiğine cesur, deplasmanda alabildiğine pısırık bir takım görüntüsünden kurtarılması gerekir. Pısırık futbol ile kazanamıyorsan, cesur oynayıp, kazanma şansını artırmalıdır.