Yozgat dün beyaz rahmet ile buluştu.
Televizyon ekranlarında vatandaşlara ısrarla ‘beyaz kabus’ diye takdim ederler kar yağışını.
Yüce Allah’ın bir rahmeti ve bereketi olan kar yağışına beyaz kabus yakıştırması yaparlar.
Neyse o farklı bir tartışma konusu.
Yozgat beyaz rahmete bu senede kavuştu.
Kış memleketi Yozgat’ta kar yağışı ayrı bir mana ve anlam ifade eder.
Yani, buralardaki kar yağışı ile Uludağ’daki farklıdır.
Yozgatlı ünlü sanatçı Mümin Sarıkaya’nın da bir bestesinde belirttiği gibi, ‘Buraların kışı bitmez, düş demeyle cemre düşmez’.
Beyaz rahmetin hepimize bereket ve rahmet olmasını temenni ederim.
Şimdi hayatın içinden bir kış hikayesiyle devam edelim.
Hikaye dedimse de Yozgat’ta yaşanmışlığı var, gerçeğin ta kendisi aslında.
•••
O’nun kış telaşı aslında yazın ortasında başlardı.
Kış gelmeden üşürdü adeta.
Öyle ya yazın kömür neyse ama odunu ayarlamak şarttı.
Yıllarca kendi bağından- bahçesinden kesip yaktığı odunlara alışkın olduğundan, bizim Odun Pazarı’nda traktör içinde satılan odunları beğenmezdi.
Bereketli de bulmazdı.
İlla yine köye gidip, bağında, bahçesinde kuruyan ağaçları tespit edecek, gücü, kuvveti ve hızarı olan bir yiğide kestirmesi gerekecekti.
Sonra yine bir komşuya yalvarıp, komşunun traktörüyle şehire, evinin önüne getirtmesi lazımdı.
•••
İşte bu yüzden yaz ayında başlardı onun odun-kömür telaşı.
Kapısının önüne yıktırdığı odunları da yine akraba veya hatırının geçtiği komşularına kırdırır ve çuvallatırdı.
Tabi ki parasını ödemek kaydıyla.
Güz aylarıyla birlikte de kömür derdine düşerdi.
Üç kuruşluk bağkur maaşından kömüre para ayırmaya çalışırdı.
Sonra bin kere sorar, bin kere ölçer, bin kere tartar ve kömür alırdı.
Yanar mı yanmaz mı? Garanti isterdi satıcıdan.
Yanmazsa iade garantisi alırdı kömürcüden.
•••
Geçen sene birde soba almıştı Tol Çarşı’dan.
Aldığı soba bir türlü yanmadı, kendini bile ısıtmadı.
Satıcıya gitti durumu anlattı ama satıcı oralı bile olmadı.
İşte, kar yağınca hatırlayıverdim birden kendisini.
Evet, bu sene yağan karı göremeden Rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Sanırım sobacıya da hakkını helal etmemişti.
Demek o ki yanımızda, yöremizde bu yazı göremeyecek sevdiklerimiz var.
Ama bizim haberimiz yok.
Üç günlük dünyada yazı bir dert, kışı bir dert misali yuvarlanıp gidiyoruz.
Onun için gönül ve kalp kırmayalım ve özellikle çevremizde sobasına kova koyamayacak, kömürlükten odun çıkaramayacak yaşlılarımıza ve düşkünlerimize yardım edelim.
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
•Hentbol Federasyonu’nda Erkekler Mili Takım Sorumlusu görevine atanan Bozokspor Kulüp Başkanı Cenker Doğan’ı.

• Önümüzdeki günlerde görevi son bulacak daire müdürünü.

•Partisinin politikalarından rahatsız olan bazı sempatizan partilileri.