RAMAZAN bayramını uğurladıktan sonra telaşına düştüğümüz Kurban Bayramı'na da ulaştık. Ne mutlu. Bayram Salı günü başlaması nedeniyle bugün mesai bitimi ile başlayacak 9 günlük tatil, önümüzdeki haftanın ardından, ilk Pazartesi günü mesai başlangıcıyla sona erecek, çalışanlar için...
Bir zamanlar bayram yazılarına 'Bayramlar mı eskidi, yoksa bizler mi yaşlandık!' şarkısından alıntı yaparak başlamak, gelenek haline gelmişti. Bugün geldiğimiz noktada 'bayramların' eskimediğini, bizlerin de 'yaşlanmadığını' anlıyoruz. Zira yaşı genç olanlar da dedelerinden dinledikleri bayram hikayelerini 'ah' çekip, 'ne güzelmiş' diyerek, özlem duyuyorlar. Özellikle, bayram sabahında uyanan çocukların yastıklarının üzerinde 'bayramcalık' olarak adlandırılan hediyeler ile eli öpülüp, bayramlaşılan büyüklerin avuç içerisine sıkıştırılan 'bayram harçlıkları' günümüz gençliğinin daha çok ilgisini çekiyor. Özlem duymalarına vesile oluyor. Bunu kim istemiyor ki!...
Bayramlar... Dini ve Milli bayramlar kutlanmak içindi. Bugün çalışanlar için 'tatil' günü, çalışmayanlar için ise 'dinlenme' günleri olarak kabul edilir hale geldi. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nın son gününde başladı telaş. 'Kurbanlık' alabilme, büyükbaş düşünenler, ortak arama, küçükbaş kesecekler, 'şimdi alsak nerede besleyeceğiz!' düşüncelerinin devamında, 'nereye gitsek?' planları yaptılar/konuşup/tartıştılar...
Bayramlar eskimedi, bizler de yaşlanmadık. Sadece gelişen teknoloji ile artan yoğunluğumuz karşısında geleneklerimize, değerlerimize olan bakış açımız değişti. Milli Bayramlar öncesinde çocuklar yürüyüş kortejinde yer alabilmenin heyecanını yaşardı. Dini bayramlar öncesinde 'bayram temizliği' yapılırdı. Kurban kesecekler belliydi. Kesilen kurbanların kimlere pay edileceği belliydi. Temizlik yapılan konutlardan, ailenin en büyüğünün evinde sabah namazı sonrasında toplanılır, birlikte yenilen yemeklere, cami cematinden misafirler getirilirdi. Kurban kesilir, kurban kesmeyen komşulara payları kaplar içerisine konularak gönderilirdi. Sonrasında bayramlaşma faslı, evin horantasından başlar, komşularla devam eder, yakın akrabalardan, uzak akrabalara doğru bayramın son gününe kadar bayramlaşma telaşı yaşanırdı. Çaldığınız kapı, mutlak birileri tarafından açılırdı. İçeriye buyur edilirdi. Kim kime ne zaman gelebilir bilinir/tahmin edilirdi. O saatlerde mutlaka evde olunur, veya aileden birisi nöbetçi bırakılırdı...
Kesilecek Kurbanı kime pay edeceğinizi bilmiyorsunuz. Çünkü, kredi kartı ile borçlanıp, herkes bir şekilde 'kurban' adı altında, hayvan kesiyor. Buzluklarda, dondurucularda yerler açılıyor, günler öncesinden. Kesilen kurbanın ardından 'kimselere yakalanmadan hemen kaçalım!' denilip, kapı üç-beş kez kontrol edilerek, planlanan tatil beldesinde soluk alınıyor. Bayram sonrasında yolda karşılaşılıp, 'geçmiş bayramınız' diye bayramlaşılıyor. O yüzden şimdiden, Kurban Bayramınızla birlikte 'gelecek' bayramınız da kutlu olsun...
DÜNDEN BUGÜNE, BUGÜNDEN YARINA
-Demirel Şefaaatli'de Açılış Yaptı
ŞEFAATLİ ilçesinde yapımı tamamlanan Çok Programlı Lise binasının açılış törenine,24 Eylül 2003 tarihinde 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de katıldı. Şefaatli ilçesine karayoluyla gelen Demirel’in korumalarının bulunduğu araç Yerköy’den Şefaatli ilçesine geçerken, koruma aracı yolun bozuk olması nedeniyle aniden yavaşladı. Arkadan gelen 06 VIC 09 plakalı yedek makam aracı öndeki bu araca çarptı. Kazada her iki aracın tamponları zarar gördü.
