Ali Çiçek bayrak satarak 5 çocuğunu ve hanımısın geçindiriyordu. Kalabalık topluluklarda, meydanlarda, mitinglerde, maçlarda, özellikle milli maçlarda, Türk Bayrağı, Atatürk posteri baskılı Türk Bayraklarını anlı, şanlı satarak, para kazanıyordu. Buraya kadar herşey normal.
Daha geçen günlerde istanbul'da Kazılı Çeşme'de bir mitinge bayraklarını alarak gitmiş ve orada rahat rahat bayraklarını satmış, adamcağız, kimsede birşey söylememiş ne palisi kızmış, ne de göz altına almışlar.
Sonraki günlerde Ali Amca'nın yolu Gezi olaylarının olduğu Taksim Meydanına düşer kalabalığı görünce sevinir. Epey bayrak satarım diye, tam o sırada polisler Bayrakçı Ali Çiçek'i yakalarlar karga tulumba, elindeki sattığı bayraklara el koyarlar ve Barakçıyı ilk önce göz altına alırlar. Sebep halkı kışkırtmak polise hakaret etmek, polise karşı gelmek görevi başındaki, terör örgütü kurmak, karışmak gibi suçlardan nösetçi mahkemece tutuklanır, hapse atılır. Hani derlerya kurunun yanında yaşda yanar diye doğru söylerler. Herşey oldu bittiye gelir ve gözaltına alınır elindeki böyreklera el konulur.
Hanımı gazetecilere isyaneder benim 5 evladım var. Bende çocuklarımla terör örgütümü kurmuşum, terör örgütünün PKK'nın bayrağınımı satmışız, yoksa vatanımın anlı şanlı TÜRK BAYRAĞINIMI SATIYORUM diye suçumuz.
Kazlıçeşmede ki mitinge izin veriliyorda bayrak satmamızdami Gezi Parkında, Teksimde mi yasak diye isyan etti, biz ekmek paramızı bayrak satarak geçindiriyoruz, başka bir düşüncemiz, amacımız, siyasi partilerin hiç birini desleklemiyoruz.
Bizimki Ekmek Partisi diye isyanını belirtti Bayrakçı Ali Çiçek, savcı tarafından ifadesi alınıp mahkemece tutuklanmış, hapse atılmıştır. Sebep, polise hareket, polise karşı gelmek, 5 çocuğuyla terör örgütü kurmak, hanımıda dahil, halk kışkırtmak. Bayrakçı Ali Amcanın hanımı bu nasıl adalet diye veryansın ediyor, bence de haklı kadıncağız.
Bayrakları satıp bitirecek evine ekmek götürecek, açlığın ne demek olduğunu bazı insanlar, bilmezler, hele eve götürülen ekmek alın teri ile kazanılmışsa, eve götürülen ekmeği yemek ve paylaşmak birbaşka olur...
Tekrar o konuya geleceğiz ve bağlayacağız konuyu ffazla uzatmadan.
Bir yöndende şöyle Gezi Parkı olaylarına baktığımızda, Gezi olayları sabrı taşırmış, çığırında çıkartılmıştır. İş gezi parkı olayları bahane edilerek esnaflara yerlerde atarak devam etmiştir. Tüm bu pratesto olaylarından halkımız, hem esnafımız, hem devletimiz, hem güvenlik güçlerimiz büyük zarar görmüşlerdir, içlerinde ölenler, yaralananlar olmuştur. Hayatlarını kaybedenlere buradan Allah rahmet etsin diyoruz.
Önüne gelen eline geçirdiği palayı, döner bıçağını, tabancayı eline alan meydanlarda adam dövüyor, oradan geçen halka tekme tokat giriyor dövüyor, sonra elini kolunu sallıyarak yurtdınıa kaçıyor ve tutklanmıyor.
Bunun yanısıra kalabalıkta bayrak satan Ali Amca polise hakaretten, karşı koymaktan, 5 çocuğuyla ve hanımıyla örgüt kurmaktan yargılanıyor...
Allah'tan ki yanlışlık ve hatalarını anlayan yetkililer Bayrakçı Ali Çiçek'i serbest bıraktılar dileriz toplumsal bu gibi olaylarda herkes üzerine düşen görevi hoşgörülü bir şekilde, adilce ve eşitce herkese eşit davranarak, terazinin iki kefesini de dengeli bir şekilde ayarlıyorak, nizamlı bir şekilde karar vermek tek desturumuz olmak. Hani ne demişler "ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR"
Saygı ve sevgi dileklerimle sevgili okurlarım.