Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası yeni yönetimi, yeni döneme biraz daha farklı bakmak üzere kolları sıvamış. Bugüne kadar yapılamayanları özeleştiri olarak masaya yatırıp, bunlardan mutlak yapılması gerekenlerler belirlenip, yola çıkılmış...
Metin Özışık başkanlığındaki oda yönetiminde görev alan üyeler, önceki gün akşam nezaket ziyaretinde bulunup, aldıkları kararları anlattılar. Yozgat'ın kalkınması için ellerini taşın altına koyup, çalışacaklarının altını çizerken, tarım sektörünün de gelişmesi gerektiğine dikkat çektiler.
Daha öncede değinmiştim, tekrarında yarar var. Yozgat'ın temel sorunlarının başında, sivil toplum örgütlerinin atanmışların yaptıklarını izlemekten öteye bir dahillerinin olmamasıdır. Hazırlanan projelere hem yerel yönetimlerin hem de sivil toplum örgütleri ve vatandaşların dahil olmaması sonucunda da ortaya çıkan yatırım ve hizmetler devamlılıktan uzak hale gelmiştir.
Diğer taraftan, ''Yapılsın da kim ne yaparsa yapsın!'' veya ''Yozgat'a bir çivi çakanın başımızın üzerinde yeri var!'' gibi anlayışla, yapılanların faydasını, zararını tartmadan olduğu gibi kabullenilirken, çivi çakan da varlığı döneminde ''Dokunulmaz!'' ilan edilip, sonrasında da eleştirilerin birbiri ardına sıralanmasıdır.
Geriye fazla gitmeye gerek yok. Şu an Yozgat Valiliğinin öncülüğünde uygulamaya konulan ''Bozok Bereket Kervanı'' uygulaması, sivil toplum örgütleri tarafından yapılmalıydı, buna Valilik diğer kurumlarıyla birlikte destek vermeliydi. Bu durumda hazırlanıp, ugulamay konulan proje hem kalıcı olurdu, hem de sadece iktidar partisine endeksli, sınırlı bir hava yaratılmamış olurdu.
Aynı şekilde yapılacak olan Sürmeli Festivali etkinlikleri, sivil toplum örgütleri tarafından yönetilip, yönlendirilmeli, valilik ve diğer kurumlarda destek vermelidir. Ama bunlar olmuyor. Çünkü; belirli bir külfet getine bu konular, etkinlikler, sivil toplum örgütleri tarafından yapılmaya kalkışıldığında bu kez resmi kurumlar, ''Banane'' diyor, mali destek verebilecek güce sahip olanlar da, sadece ''Cimri'' davransalar, daha da ileriye gidip, oralı bile olmuyorlar.
Abide İşhanı, Tol Çarşı, Un Pazarı gibi alanlar Belediye öncülüğünde Valilikle işbirliği yapılarak hayata geçirildi. Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar, ''Yapılsında ne olursa olsun, yapılınca sırtına alıp da götürecek hali yok ya, yapılan memlekette kalacak!'' anlayışı ile konuya yaklaştı. Bu yapıların yapıldığı dönemlerde, önde olan isimler alkışlandı, dokunulmazlıklar yaratıldı. Eleştirilere, kendilerinden çok etrafındaki isimler alınganlık gösterip, tepkiler verdi. Şimdi ise durum değişti. O gün tepki yapanları eleştirenlere tepki gösterenler, bugün ise tam tersi yapanlara tepki gösterir duruma geldi.
Bir tespitte bulunmak adına bu örnekleri verdim. Eğer Ticaret ve sanayi Odası diğer sivil toplum örgütleri ile yola çıkar, konuları sahiplenirse bürokratın dediği değil Yozgat'a gerekli olan yatırım yapılır.