Yozgat Belediye Başkanı Sayın Yusuf Başer zaman zaman güzel çıkışlar yaparak halkla bütünleşmeye, kaynaşmaya özen gösteriyor. Yusuf Bey, mütevazi, alçak gönüllü bir yönetici. Halkla kaynaşmaya, halkla bütünleşmeye önem veriyor. Bir ilin yöneticisi mütevazi olmalı, halka sırt dönmemelidir.
Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer’in en güzel yönlerinden birisi de bu olmalı. Mütevaziliği, cana yakınlığı, halkla iç içe olmayı elden bırakmıyor. Atanmışlar bunu önemsemiyor olabilirler ama, seçilmişler için “Halk Adamı” olmak ve halkla bütünleşmek çok önemlidir.
Belediye ile ilgili ne zaman işimiz olsa ve yanına varsak; “Tamam, hay hay yardımcı oluruz, bize düşeni yaparız” demiştir. Şüphesiz ki bu tavır bir yönetici için son derece önemli ve takdire şayan bir tavırdır.
Yasaların uygulanmasında cezai müeyyideler getirmek caydırıcı bir tavırdır. Ama telafi etmek, yasaya uyanları mükafatlandırmak da güzel bir usul olmalı. Yusuf Bey zaman zaman ödüller, teşekkür belgeleri ve hediyeler götürmek suretiyle esnafı yönlendiriyor. Bana göre bu davranış da takdir edilecek bir davranıştır.
Geçtiğimiz hafta sonu Cuma günü Çapanoğlu Camii’ne sabah namazına gelen cemaate sabah kahvaltısı ikram ederek başkanımız güzel bir çıkış daha yaptılar. Her hafta devam eder mi bilmem ama, halkla kaynaşma, bütünleşme son derece güzel bir harekettir.
Bazıları sabah kahvaltısı senin neyine diyebilir. Belediye Başkanlığı halka hizmet yeridir. Bu da bir tür halk hizmetidir. Düğünde, toyda, yemekte bir araya gelinecek, kaynaşılacak, kültür sanatta toplanılacak, gelenek görenekler yaşatılacak, halk kültürüne sahip çıkılacaktır. Ne güzel bir adet,, ne güzel bir töre değil mi?
Yozgat’ın geçmişinde bir “Hocalar Kahvesi” geleneği vardı. Sabah namazı öncesi ve sonrası burada toplanan cemaat birbirine çay kahve ikram eder, Yozgat’ın meşhur parmak çöreği ile birbirlerini ağırlarlardı.
Yusuf Başkan bu geleneği yaşatmak, devam ettirmek amacıyla böyle bir çıkış yapmış, takdir edilmez mi? Kim yaparsa yapsın “Allah razı olsun!” Belediye hizmeti de devam edecek, halka hizmette kesintisiz devam ettirilecektir. Tenkit etme, her şeye siyasi gözle bakma hastalığı olanlara sözümüz yok ama, bu tür davranışlardan halkın çoğunluğu memnun oluyor.
Evim Çapanoğlu Camii’ne uzak olduğu için o kahvaltıyı kaçırdım, bundan sonraki kahvaltıları kaçırmak istemiyorum. Neden? diyenlere yukarıdaki cümlelerimle cevap verdiğimi sanıyorum. Halkla bütünleşen, halkı önemseyen, kültürüne sahip çıkan, halka sırt dönmeyen her türlü hareketin yanında olduğumuzu ifade etmek isteriz.
“Hocalar Kahvesi” geleneği devam etmeli, bu nerede olmalı? düşüncesine takılmıyoruz. Ancak geçmişin o güzel adeti Yozgat’ta yaşatılmalı, gerekirse buna uygun bir kıraathane tanzim edilmeli. Çapanoğlu Camii’ne yaraşır şekilde düzenlenmeli ve “Hocalar Kahvesi”nin o güzel havası sürdürülmelidir.
Belediye Başkanımız da bu geleneğe atıfta bulunarak bir sabah kahvaltısında Büyük Cami’nin cemaatini buluşturmuş, ne hoş, ne ala, ne güzel bir başlangıç... Tabii ki, devamını dileriz. İnşallah Yozgatlı hayırseverler bu geleneğe güç vererek devamını sağlarlar.
Ne olacak? Demeyin, bunları terk ede ede yozlaşıyoruz, yabancılaşıyoruz, birbirlerine selam vermeyen, veremeyen insanlar haline geliyoruz. Her güzelliği de tenkit etmeyin canım! Güzel, hoş olan desteklemek, alkışlamak da bir erdemliliktir. Yere batsın siyasetin kör çekişmesi; bazen hep beraber oturup konuşmaya kucaklaşmaya ihtiyacımız var. Mahalle camileri ile ilgili bir sıkıntı yüreğimizde saklı, onu da bir başka yazımızda konu edelim inşallah. Büyük Cami asırlık ihtişamı ile cemaati toplamaya, bütünleştirmeye, kaynaştırmaya devam ediyor. Yaptıranlardan da, yaşatanlardan da Allah razı olsun!..
İnsanları bir sabah namazı toplayıp kaynaştıran ve sıcacık bir çay ortamında buluşturan başkanımıza da teşekkür ediyor, bu güzel tavırlarının devamını diliyoruz.