''Ana dilde eğitim'' konusunun sıkça tartışıldığı günümüzde, ''Baba dilde eğitim!'' konusu hep gözardı edilmiştir.
Türkiye'de ''Ana dilde eğitim'' veren Milli Eğitim, ''Baba dilinde'' verilen eğitimin önüne geçemesi sonucunda da ''Küfür'' konusuna nokta konulamamaktadır.
Halk arasında ''Sokak dili'' olarak kabul edilen dilin kökeni ''Baba dili''ne dayanır. Çocuklarımızın sokakta diğer arkadaşlarından öğrendiğini ileri sürdüğümüz ''Sokak dili'' veya ''Argo'' konuşma dilini, aileden, özellikle baba ve babanın erkek kardeşlerinden öğrenmektedir.
Bugün Yozgat'ta tartışılan ''Sokakta küfürlü konuşma'' alışkanlığının da ''Baba Dili'' olarak tek başlıkta toplayabileceğimiz, ''Argo'' veya ''Sokak Dili''' olarak adlandırdığımız dilden kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Anadolu'da özellikle de Yozgat gibi kırsal yaşamın fazla olan kentlerde ''Baba erkil'' aile yapısı yaygındır.  Ailede dünyaya gelen çocuklara, doğduğu günden, hatta andan itibaren, öyleki daha ismi bile telefuz edilmeden, ''cinsel uzvu'' telafuz edilerek sevilmeye başlanır. Sonrasında ise bu  aile toplantılarından ''Hadi çocuğum pipini amcalarına, ablalarına göster!'' şeklinde devam etmektedir.
Hekim değilim, hele çocuk doktoru veya psikoloğu hiç değilim ama bildiğim, okuduğum kadarıyla insanoğlunun ilk dünyaya gözünü açtığı andan itibaren ''bilinçaltını'' çevresel tepkiler, konuşmalar, hareketler gibi konularla oluşturmaktadır. Herhangi bir tepki vermemiş olsa da bilinçaltına yerleştirilen konular, çocuğun belirli yaşa geldikten sonra dışa vurumuyla şekil bulmaktadır.
Doğuştan itibaren ''Masumane'' olarak adlandırıp, çocuklarımızı ''Sevgimizi gösterme'' adına telefuz ettiklerimiz, çocukların ergenlik çağında, bilinçaltına yerleştirilenleri merak edip, öğrenme içgüdüsünü ortaya çıkartmaktadır. Konuşmaya başladığı andan itibaren, ergenlik çağına kadar sokakta çocukların birbirlerine hitap ederken, bizlerin doğuştan itibaren çocuklarımızın bilinçaltına yerleştirdiğimiz kelimeleri kullandıklarını görürüz.
Çoğunluğumuz, çocuklarımızın sokakta arkadaşlarıyla kurmuş olduğu diyaloglarda sarefttiklerinden şikayet eder ''Bu çocuk bunları nereden öğreniyor?'' diyerek tepkimizi dile getirir, bazen de komşumuzun çocuğunun bizim çocuğumuzun ''Ahlakını!'' bozduğunu ileri sürüp, şikayete gittiğimizde de, ''Benim çocuğum bu tip lafları, küfürleri bilmez, sizin çocuk nereden öğrenmişse, bizim çocuğa da öğretiyor!'' diye, dertleniriz, şikayetçi oluruz.
Hiç birimiz, hiçbir zaman çocuklarımızın bilinçaltına ''Küfürlü-Argo'' konuşma dilini yerleştirdiğimizi kabul etmeyiz; ''Çünkü biz hiçbir zaman çocuklarımızın yanında argo, küfürlü konuşmayız'' anlayışını savunuruz.
Yozgat'ta sokakta gerçekleştiğini iddia ettiğimiz küfürlü konuşmanın adı bana göre ''Baba dilidir.'' Ana dilde eğitim veren kurumsal yapı, çocukları eğitirken ''Baba dilinin'' önüne geçemez, çocukların bilinçaltı çöplüğündeki pislikleri temizleyemezse, sorunu çözmekte mümkün değildir, böyle devam eder.