“Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır” diye bir atasözümüz vardır. Artık her mahallede birden çok kötü, kötüler türediği için mahallelerden, sokaklardan, caddelerden akan kirlilik hepimizi utandırır hale gelmiştir. “Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın!” anlayışı ile bugün hepimize değen yılanlarla karşı karşıya kaldık. Bunlar sizi korkutmuyor mu?
    Bu kötülerin, kötülüklerin sizin çocuğunuza bulaşmayacağından, zarar vermeyeceğinden nasıl emin olacaksınız? Hatta onları kandırıp, kötü emellerine alep edip kötüler, kirliler arasına sokmayacaklarından nasıl emin olacaksınız? Sizi bilmem ama, beni korkutmaya, endişelendirmeye, tedirgin etmeye başladı.
         Toplumumuz kirleniyor, kirli toplum haline geliyor. Kirlenme önce Avrupa`da başladı. Soygun, vurgun, talan, kız kaçırma, ırza tecavüz, öldürme haberlerini duyardık.
    Bu kirlenme adım adım ilerledi tüm Avrupa`yı kapladı, sonra Müslüman ülkelere, daha sonra da tüm dünyaya yayıldı. Kirli bir toplum, kirli bir dünya haline geliverdik. Şimdilerde artık dünyadan kirlilik haberleri geliyor. Öldürme, kaçırma, ırza tecavüz, fuhuş, soygun ve akla hayale gelmeyecek ahlak dışı davranışlar... Neredeyse olağan haberler haline geliverdi.
      Beni korkutuyor bu denli kirlilik haberleri. Tarih okuduk, tarihten ibret almak durumundayız. Kirlenen ve ahlaksızlığı belgelenen toplumları okuyoruz. Hepsinin sonu hüsranla bitmiş, hepsi de helak olup gitmişlerdir.Toprak ve sudan başka temizlik yaramamış onlara... Ad ve Lut kavmini helak eden toprak. Nuh Aleyhisselamın uyarılarını dinlemeyen azgın kavmini de su temizleyivermiş. Sanırım bu örnekleri benden daha iyi biliyorsunuzdur.
       Çocuk kaçıranlar, çocuk yaştaki masum yavruların ırzına geçip öldürenler, kadın tecavüzleri, insanları doğrayıp çöp kutusuna atanlar, toplu katliamlar, uyuşturucu ticareti yapanlar, ahlak dışı olaylar, fuhuş sektörünün yaygınlaşması derken gerçekten de kirliliği ayyuka  çıkmış bir toplum haline geliverdik.
    Artık Amerika, Avrupa toplumu değil  yüzde doksan dokuzu Müslüman diye övündüğümüz Türk toplumu da bu kirliliğin içinde debeleniyor. Korkum da bunun içindir... Türk ve Müslüman alemine örnek gösterebileceğimiz bizim toplumumuz da maalesef kirlenmeye başlamıştır. Kirlenmek ne kelime utanç duyacağımız hadiseler yaşamaya başladık. Bugün mü başladı, tabii ki hayır yıllar önce...
    Gökteki melekleri  dahi utandıracak hale gelen bu hadiseleri yüzümüz kızarmadan izlemeye, seyretmeye başladık. “Allahım içimizde ki beyinsizler yüzünden bizi helal eder misin?” diye dua ediyor, korkuyorum. Çünkü azgın kavimlerin sonu maalesef hep felaket olmuş, ibreti alem için başına bir bela musallat edilmiştir. Onun için dua ediyorum: “Allahım içimizdi ki kötüler, ahlaksızlar, sapıklar ve azgınlar yüzünden bizi helak etme, bizi onların kötülüklerinden koru, muhafaza et!” diye.
     Aile içi şiddetten, tecavüzden, baskıdan söz ederek bir çok örnekler vermek mümkündür. Alkol, uyuşturucu, kadın ticareti, ırza geçmeler, yakınlara yapılan tecavüz hadiseleri yüzümüzü kızartmıyor mu?  Anneye, kız kardeşe, geline, toruna yapılan tecavüzleri duyunca insanlığımızdan utanıyoruz.  Evet maalesef bunlar olağan hale geldiyse, ateş bacayı, binayı sarmış toplum gırtlağına kadar kirlenmiş demekti!..
    Kirliliği, pisliği, rezaleti daha fazla telaffuz edip midelerinizi daha fazla bulandırmak istemiyorum. Bunlar gerçekse, ki maalesef gerçek ve doğru sahiden de bizim toplumumuz da kirlenmeye başlamıştır. Tehlike çanları  çoktan çalmaktadır, korkmak, tedirgin olmak, hatta uyanmak, ayağa kalkmak zamanı gelmedi mi?.
    Kirliliğin nedeni eğitimsizlik, cehalet ve uygar yaşamdan ayrı kalmadır. Bunda biz eğitimcilerin vebali, sorumluluğu ve günahı büyüktür. Kirlenme cehaletle başlamışsa, eğitim ordusu nerde demek geliyor içimden. Bu eğitim ordusu sorumluluktan kaçamaz vebalden kurtulamaz..
    Kötülükler sizi boğmadan siz kötülere karşı tedbir alın deriz. Biz ne yapabiliriz diyenler: Nemelazımcı, bana ne, benden uzak gitsinler demekle olmaz. Size de mutlaka bulaşacak ve sizi de can evinizden kötüler vuracaktır. Onun için toplum olarak uyanma, tedbir almak zorundayız.