Aslında başlığın tamamı şu şekilde olacaktı: “Acar'ın profesörlüğünü sorgulayan sistem neden savcılığı bekledi?”
Hem gazetenin mizanpaj düzenine uyması, hem de yazı başlığının küçülen puntolarla kayıp olmaması için başlığı biraz kısa tutmak istedim.
Başlık kısa ama maalesef içerik bir hayli uzun.
Bozok Üniversitesi'nde yaşananlara Yozgat kamuoyu yakından şahitlik ediyor.
Kamuoyu derken vatandaşı, sokağı, yani Cumhuriyet Meydanı'ndaki konuşulanları kastediyorum.
Meslek hayatımda şunu öğrendim, kamuoyu ne konuşuyorsa mutlaka ardından bir asıl, astar çıkıyor. Yozgat'ta sokak muhabbetleri her ne kadar kulaktan duyma olsa da genellikle hakikatle neticeleniyor.
Bu gün Bozok Üniversitesi'nde gelinen süreç ne gariptir ki, yazılı basına ve devletin resmi makamlarına yansımadan önce sokaklardaydı.
Sokaktaki vatandaş Tıp Fakültesi'nin neden açılmadığından tutun da,
İhale yolsuzluğu ve usulsüz alımlarla ilgili iddialara kadar bir çok konudan haberdar.
Sokaktaki vatandaş Bozok Üniversitesi'ne karşı kayıtsız değil.
Tam aksine bir o kadar ilgili ve alakalı ki, çoğu zaman gazeteciliğimden şüphe eder oluyorum dost, arkadaş, bakkal, ayaküstü sohbetlerde duyduklarım karşısında.
Bozok Üniversitesi'nde yargıya intikal etmiş ve henüz iddianamesi dahi hazırlanmamış bir süreç var.
Bu süreci buradan tekrar tekrar ifade etmek, hukukun işleyişi açısından uygun düşmeyeceği için, konuyu zaten vatandaşın da bildiğini varsayarak, konuşulması gerekenler üzerinde durmak istiyorum.
13 ay önce Bozok Üniversitesi tarafından “Profesörlük” unvanı verilen Tıp Fakültesi Dekanı Hasan Acar, ilişiği de kesilmek suretiyle bu unvan da elinden alındı.
Bu gün Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Acar, işi, gücü, akademik kariyeri, geçmişi olmayan sıradan bir vatandaş haline geldi.
13 ay önce Acar'a 'Profesörlük' unvanı veren Bozok Üniversitesi yönetimi, ne gariptir ki bu gün 'pardon yanlışlık' oldu diyor ve bir profesörünü kayıtlardan siliyor!
Üstelik bu işlem deyim yerinde ise paldır/küldür oluyor!
Bozok Üniversitesi yöneticilerinin bu konudaki hassasiyetini takdir etmemek elde değil (!)
Çiçeği burnunda 4 yaşında bir üniversitenin gelişiminde önünü açacak bir sorun (!) ortadan kalktı.
4 yılda Bozok Üniversitesi 2. Tıp Fakültesi dekanını da gönderdi.
Hakikaten göz yaşartacak bir gelişme…
Acar, Bozok Üniversitesi'nde yürütülen 'ihale yolsuzluğu ve usulsüz alımlarla' ilgili soruşturmanın oluşmasında şikayetçi olan bir akademisyen.
Bir akademisyenin kendi üniversitesinde böyle bir şikayette bulunması hakikaten ender rastlanan bir olay.
Nitekim şikayet dilekçesi sonrası süreç işledi ve devletin resmi makamları gerekli soruşturmayı sürdürüyor.
Bu gün 15 kişinin tutuklu olduğu soruşturmanın bu gününden önce dününe bakmak gerekmez mi?
Tamam, şimdilik suçlar sabit değil, iddialar belki de gerçek çıkmayacak, ya da aksine hapis cezası kararı da çıkabilecek. Burada kararı Yüce Türk adaleti verecek.
İddialar Yozgat Cumhuriyet Savcılığı'na intikal etmeden önce bunu Yozgat halkı da pekala biliyordu.
Ortada ciddi bir rahatsızlık varken ve bu iddialar tüm Yozgat'ta çalkalanırken neden Bozok Üniversitesi yönetimi gerekli işlemi savcılıktan önce yapmadı?
En azından kamuoyunu bilgilendirmek adına bir açıklama olsun yapılamaz mıydı?
Neden Hasan Acar'ın profesörlüğüne tutulan mercek, Cumhuriyet Savcılığının yürüttüğü soruşturmaya tutulmadı?
Neden savcılık soruşturma yürütürken ısrarla, savcılığın soruşturması dahi inkar edildi?
Eğer rektör hanımla Çarşamba günü, Acar'ın profesörlüğünün alındığının kamuoyuna yansıdığı gün görüşme şansım olsaydı tüm bunları kendisine de soracaktım.
Maalesef Sayın Varinli'nin yoğun mesaisi buna müsaade etmedi.
Burada önemli olan bir gazetecinin rektörle görüşmesi değil, kamuoyundaki bilgi kirliliğinin, yanlış bilgilendirmenin ve Bozok Üniversitesi'ne üzerine vurulan yaftanın atılması adına doğru bilgilendirme gerekiyordu.
Prof. Dr. İnci Varinli imzasını taşıyan bir açıklama dün mail adresime geldi gelmesine ama bilginin ilk ağızdan ve en önce sunulması adına biraz geç kalındı.
Hiçbir zaman kişilerin ne yaptıklarıyla ilgilenmedim.
Yozgat'a karşı her zaman pozitif bakışa sahip olmam Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İnci Varinli'nin gelinen süreçte kamuoyunu bilgilendirme,
Doğruları insanlara aktarma,
En azından;
Bu gün savcılıkta soruşturma aşamasında olan iddiaları daha önceden bildiği halde bir işlem, bir açıklama yapmadığı,
Sokaktaki vatandaşın kulağına gelenlerin kendisinin de kulağına geldiği ve defalarca kez uyarıldığı halde gerçeklerden uzak durmaya çalıştığı,
Prof. Dr. Hasan Acar'ın 'Profesörlük' unvanını almak için gösterdiği gayret ve çabayı, üniversitenin üzerindeki iddiaları,
Vatandaşın zihnindeki soru işaretlerini yok etmek için ortaya koymadığını açıklaması gerekmez miydi?
Ben Acar'ın unvanının neden alındığını değil, şayet yanlış bir kararla profesörlük unvanı verildiyse bu yanlışa olduğu gibi her yanlışa neden doğru bakılmadığını, bakıldıysa bunun kamuoyuna izah edilmediğini Yozgatlılar adına öğrenmek istiyorum.
İstiyorum çünkü Yozgatlıyım…
İstiyorum çünkü, Yozgat sokakları ilim yuvasıyla ilgili aklın, fikrin kabul etmeyeceği iddialarla çalkalanırken hala mızrağı çuvala sığdırmaya çalışmanın Bozok Üniversitesine getirisini bende öğrenmek istiyorum.
Yozgatlı adına öğrenmek istiyorum; Acar'ın profesörlüğünü sorgulayan sistem bu gün savcılıkta bulunan iddiaları neresini sorguladı?