Ziyaret için gittim ben bu gün kabristana

Sonsuz uykuya dalmış nice insanlar gördüm

Ne mümkün ki ses verene mümkün ki uyana

Sessiz sedasız yatan nice bin canlar gördüm

Maziyi düşüncemin tezgahında dokudum

Hepsi ecel meyini içmişler yudum yudum

Saygıyla selam verdim üç Fatiha okudum

Cevap vermeseler de dilimden anlar gördüm

Dünya boştur demeden ölümü düşünmeden

Aslan gibi kükreyip kıtalara hükmeden

Malım ülkü şöhreti ansızın koyup giden

İsmi dillerde kalan hakanlar hanlar gördüm

Bütün güzelliğiyle zevke aleme dalan

Cıvıl cıvıl kaynaşıp bin bir neşeyle dolan

Has bahçede gezerken gelip te toprak olan

Nice bin cariyeler nice sultanlar gördüm

Nice nazik dil susmuş bülbül gibi şakıyan

Nice el toprak olmuş halı kilim dokuyan

Sağlığında aleme hodri meydan okuyan

Şimdi yer eserilmiş çok pehlivanlar gördüm

Bir yaratanız kalmış körpe bedenlerinde

Kurşun yemiş izleri duruyor gidenlerde

Vatan için can veren şehit kefenlerinde

Damla damla dökülen al pembe kanlar gördüm

İlmiyle irfanıyla bilinmez sırra eren

Mucize yaratan bin keramet gösteren

İslam’a ışık tutan insanlığa yön veren

Evliyalar veliler nice ihvanlar gördüm

İlahi bir nizamdır doğmak yaşamak ölmek

İnsan olup insanca iş bu gerçeği bilmek

Adem atadan beri bu düzen sürüp gelmek

Belki yüz bin asırlık geçmiş zamanlar gördüm

Aşık İdris bir düşün içten içe tutuşan

Bir gün sende gidersin gelir beklediğin an

Hani nerde ey hani Yunusla Karacaoğlan

Dili sazı ses vermez nice ozanlar gördüm