***
Zaman, mekan ve içinde bulunduğumuz durum dahi hiç fark etmiyor. Küçücük bir kıvılcım bu ayrışma ve kutuplaşmayı hortlatıyor. Tabiri caiz ise birbirimizi yeme pozisyonuna geçiyoruz. Gelinen süreçte ne milletin devlet adamına, ne devlet adamının millete saygısı kaldı.
***
Bizim yörelerde kavga eden iki kardeş için kullanılan bir ifade vardır, “Ne büyük büyülüğünü biliyor, ne küçük küçüklüğünü”. İşte şu anda tam bu pozisyondayız. Yozgat’ta ne büyük büyüklüğünü, ne de küçük küçüklüğünü biliyor.
***
Devlete ve devlet adamına saygıda kusur etmeyen, kravatı olmasa dahi kamu binasına girerken gömleğinin yaka düğmesini ilikleyen bir toplum yapısı var Yozgat’ta. Yani bu derece devlete ve devleti temsil eden hademeye, memura, müdüre saygı duyardı bu toplum.
***
Önceki gün şehit cenazesinde de benzer manzara hakimdi. Yine vatandaş tepki verdi, devlet büyükleri karşılıksız bırakmadı. Karşılıklı polemikler yaşandı. Bu ülkede zaten tüm vatandalar ayrıştırılıp, muhalif, ayyaş, alevi, provokatör gibi isimlerle yaftalandığı için cenazedeki vatandaşlara da aynı gözle bakıldı. Özetle kimse onları anlama yoluna gitmedi ve yine provokatör ilan etti.