Yozgatspor ile gelinen noYozgat-Ankara Karayolunun Yerköy girişinde Çavuş’un Et Lokantası diye görkemli bir tesis var. Yıllardır önünden gelip geçmeme rağmen, bir türlü uğramak nasip olmamıştı. Gazeteci Yazar Orhan ÇINAR, Eğitimci Yazar Vedat FİDANBOY, Emekli Komutan İsmail TUNÇ, Edebiyatçı İşadamı Murat DUMAN, Bitanem Tunay Enes ÇAKIR ve Ben, davetli olduğumuz Sorgun ve Sarıkaya’daki etkinlikler için Yozgat’a gidiyorduk. Cömert ve güzel gönüllü İşadamımız Ayhan ÇELİK Bey’e selam vermeden geçmek olmazdı. Bir çayını içelim dedik. Dedik ama elimizi verdik kolumuzu kurtaramadan bize, “Sizi bir yemek ustasına götüreceğim dedi. Tok olduğumuzu söylememize rağmen, aç olmanız, tok olmanız farketmez. Servis ve mahareti görünce zaten acıkırsınız dedi. Maalisef kahvaltımızı yapıp yola çıkmıştık. Yerköy sanki kaç kilometrelik yol ki acıkacağız. Hemde öğle yemeğine Sarıkaya’ya davetliydik. Biz oraya formatlanmışken, hadi nasıl kurtulursan kurtul Ayhan Bey’in samimi ısrarlarından.  
Tam Yerköy sapağında yer alan “Çavuş’un Et Lokantası”na gelmiştik. Güler yüzü, hoş sohbeti ve cömert ikramlarıyla tüm ekibi ile Çavuş Usta bizleri sanki evlerine gelmiş gibi karşıladı. Olanca kibarlığı, nazik ifadeleri ve sempatik şivesiyle oturma yerlerini gösterdi ve tercihimize sundu. Biz içeri girerken, elemanlarından birisi “Ustam koyun yoğurdunu getirdim” diyordu. Bizde kendi kendimize tamam birer yoğurt yer devam ederiz diyorduk.
Yoğurt istedik. Hepimize de yoğurt geldi. Memleketin havasını, tadını, ruhunu özledim diye bana çok lezzetli geliyor zannıyla düşünürken, Çavuş Usta, bizlere Yerköy’ün bu erişilmez  lezzetinin sırrını açıkladı. Bu mevsimlerde koyunlarımız hiç kapalı alanda kalmaz. Yozgat yöresine has endemik bitki türlerinin bol olduğu geniş meralarda yayılan koyunların saf ve günlük sütlerinden yapılmış köy yoğurtları olduğunu söyledi. Bu dayanılmaz lezzetin doğal yönünü düşününce tabiiki birer tabak daha istedik.
Yedi yaşındaki oğlum Tunay Enes ÇAKIR bile “Baba ben bir daha istiyorum” diyordu. Tabiiki sık sık ne yersiniz sorularına gerçekten tok olduğumuz için teşekkürlerle yanıt veriyor, zaten onlarca müşterileri için koşuşturma içindeki elemanları meşgul etmemek niyetiyle gitmek için müsaade istiyorduk.
Ordaki farklı il ve coğrafyalardan gelip, bir önceki yedikleri yemeklerin aynısından isteyen gruplar dikkatimizi çekti. Kimi Sivas’tan, kimi Ankara’dan, kimi yol güzergahındaki Samsun, Amasya, Çorum vs. gibi farklı illerden geliyorlardı.
Allahım, ben böyle lezzetli bir koku görmedim. Göl suyu içmiş, dağ otuyla beslenmiş, geniş bozkırlarda seyirterek otlamış koyun ve sığır etleri, hangi akıl ve ustalıkla terbiye edilip, hangi maharetle süsleniyorki bu lezzet yaratılıyor. Biz tokuz yemek yemeyeceğiz sözlerimizden öyle pişmanlık duyuyorduk ki, Allah’tan imdadımıza oğlum Tunay Enes ÇAKIR yetişti. Baba ben mangal yemek istiyorum diyordu. Ayhan Bey Tunay’a gel tosunum hangi yemekten istiyorsan ondan yiyelim dedi ve Tunay’ın istediği mangal ve yemeklerden bir servis geldi. Çavuş Ustanın elemanları bir salata yapmışlar, salata değil sanki bir tablo. Kaşıkla o güzelliği bozmaya insan kıyamıyor. Yav ne katıyorlar o ete, neyle terbiye ediyorlar, nasıl bir kıvamda pişiriyorlar, o ne biçim dayanılmaz bir lezzet. Dumanı üstünde tüten balon gibi şişmiş sıcak bir ekmek yapmışlarki aman Allahım. Tesisin bahçesinden toplanmış taze nane, maydanoz ve yeşil soğanlar. Bol köpüklü süzme yoğurttan ayran ve dekoratif tasarımı zengin otantik bir döşeme.
Tunay’ın yemeklerine herkes kaşık uzatmak istedi. Ayhan Bey ve Tunay kesinlikle dokunamazsınız diyerek bizlere ruhi işkenceye başladılar. Aynı yemeklerden hepimiz istemiştik. Pişmesi ve servis yaklaşık on dakika sürmüştü ama sabırsızlığımızdan ömrümüzden bir on yıl gitmişti sanki.
Ben et yemeklerinin müptelası, damak zevkine güvenen, doğal ve endüstriyel besinleri ayırt etme yetisine sahip bir yemek duayeniyim. Bu yönlerime güvenerek söylüyorum, bu zamana kadar hizmetinden lezzetine, dekorundan servisine, estetik ve egzotik bir ikram anlayışı görmedim. Ellerine sağlık güzel insan Çavuş Usta ve güzel yürekli, meharetli elemanları. O salata yapmayı size kim öğretti. Et terbiyesindeki sır katkı baharatlarınız ve ateş kıvamınız ne?. Amasya’dan, Çorum’dan, Sivas’tan, Ankara’dan onlarca insanın sizden haberi var da Yozgat’lıların, neden haberi yok. Siz bu güzellikleri niçin lokal yapıp genele yaymıyorsunuz. Değerli İşadamımız Ayhan ÇELİK Bey olmasa, her zaman önünüzden gelip geçmemize rağmen bizim sizden hiç mi hiç haberimiz olmayacak.
NTV, SHOW, ATV gibi Tv kanallarında yayınlanan “Lezzet Durakları” adlı programı yapan Gurme”ler, gastronomi uzmanları, eminimki sizin bu farklı ve erişilmez lezzetinizi tespit edecek ve büyükşehirlerden gelecek aşırı taleplere direnç gösteremeyeceksiniz. Kazanacağınız yeni kurumsal yapınızla dünyaca ünlü bir marka olacak, memlekete iş ve ekmek kapısı olacaksınız. Tabiiki bizim gönlümüzden geçen, sizin için temennilerimiz bu. Ama o zaman etleri, yoğurtları, salataları, içecek çeşitlerini bu doğallıkta ve bu titizlikte bulma ısrarınızı merak ediyorum.  Hepinize, sağlık, huzur ve bereketli kazançlar diliyorum.